<?xml version='1.0' encoding='UTF-8' ?>
<rss version='2.0'>
<channel>
<title>panhaema.com</title>
<link>http://panhaema.com</link>
<description>Her yer kanla kaplı...</description>
<language>tr</language>
<generator>panhaema.com rss robotu v1.7 (MetaCat)</generator>
<item>
<title>Truth Happens</title>
<link>http://panhaema.com/114</link>
<comments>http://panhaema.com/114#yorumlar</comments>
<pubDate>Tue, 22 May 2007 09:45:55 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[
<center>
Linux'ün ve ona destek verenlerin konumu bundan daha iyi açıklanamazdı herhalde...
<object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ZtdnZNYN0MM"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/ZtdnZNYN0MM" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br>
<small>Video'yu göremiyorsanız, başlığa tıklayınız.</small>
</center>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>donkey.bas ve patent ihlalleri</title>
<link>http://panhaema.com/113</link>
<comments>http://panhaema.com/113#yorumlar</comments>
<pubDate>Thu, 17 May 2007 23:59:59 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
1980'ler... Taşların, yerini henüz tam olarak bulamadığı endüstrilerden biri olan biri: Personal Computing. IBM PC'lerin ve BASIC rogramlama dilinin performansını ortaya koymaya çalışan iki programcı <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/DONKEY.BAS">donkey.bas</a>'ı yazar...<br />
<br />
Aradan yıllar geçer. donkey.bas'ın programcılarından <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bill_gates">biri</a>  o yılları şöyle anar:<br />
<br />
<em>"Actually, it was myself and Neil Thompson [sic] at four in the morning with this prototype IBM PC sitting in this small room. IBM insisted that we had to have a lock on the door and we only had this closet that had a lock on it, so we had to do all our development in there and it was always over 101 degrees, but we wrote late at night a little application to show what the Basic built into the IBM PC could do. And so that was Donkey.bas. It was at the time very thrilling."</em>
</p>
<p>
<em><br />
</em><img src="http://panhaema.com/uploads/320px-Donkey.bas_game.png" border="0" alt=" " width="320" height="200" align="left" />
</p>
<p>
Hatta o programcının bu açıklamaları yaptığı yıllarda donkey.bas, .NET uygulamalarının performansını göz önüne koymak adına <a href="http://www.microsoft.com/downloads/details.aspx?FamilyID=990d0ec1-23ea-4408-898d-1fd5727a8890&displaylang=en">tekrar ele alınır.</a> <br />
<br />
Aradan geçen yıllara rağmen çeşitli yazılım geliştirme platformlarını meşhur etmeye/tanıtmaya devam eden bu küçük oyun kodu, açık mavi bir gezegenin yollarında direksiyon sallayan yalnız bir F1 pilotu olduğunuzu varsaymanızla başlar. Kabaca (?) yola fırlayan eşeklere çarpmamak için mücadele verdiğiniz bu oyunda, çarptığınız eşekler, puan almaktadır...<br />
<br />
Yıl 2007 oldu, çarptığımız eşekler hala puan alıyor demek geliyor ama daha retorik yazmak lazım: 
</p>
<p>
Şimdi bu oyunun yaptığı patent ihlallerini gözden geçirelim:<br />
<br />
<strong>1-</strong> Mavi ambians. Dolayısıyla, Venus akla geliyor. İleriye dönük gezegensel bir patent ihlali olabilir.<br />
<strong>2-</strong> F1 aracı. Kesinlikle affedilmez bir ahlaksızlık. F1 aracı tasarlayanların, 80'lerdeki maddi durumunun yegane nedenlerinden biri olması kuvvetle muhtemel.<br />
<strong>3-</strong> Eşek. Yaradana patent borcunuz var...<br />
<strong>4-</strong> Kontrol tuşları.<br />
<strong>5-</strong> Yol çizgileri.<br />
<strong>6-</strong> Puanlama sistemi.<br />
<strong>7-</strong> Eşeğe çarpınca arabanın parçalanması. Fizik kuralları dahilinde bir ihlal...<br />
<br />
Zorlasam da 200'ün üstüne çıkamam sanırım. Hayal gücüm o kadar geniş değil...<br />
<br />
MS CEO'larının / hukukçularının örneklediği <a href="http://www.eweek.com/article2/0,1759,1729908,00.asp">ihlaller</a>  ise çoğunlukla, kemikleşmiş standarlar ya da MS işletim sistemlerine uyum sağlamak için yazılmış kütüphanelere (FAT, NTFS desteği gibi ya da MS OFFICE formatları) ait. Bir de görsel arayüze dair patent ihlalleri var ki evlere şenlik...<br />
<br />
Ticari kaygılar bu tip şeyler yapmak için, çoğu zaman, yeterli görünüyor. Bu yüzden bu saçma fikirlere saygı duyuyorum:
</p>
<center>
<img src="http://panhaema.com/uploads/20070514.gif" border="0" alt=" " width="385" height="386" />

<div style="text-align: center">
Yapısı gereği linux, kullanım oranlarını görebileceğiniz bir işletim sistemi değil. Bunun "<a href="http://www.newlaunches.com/archives/windows_vista_sells_40_million_licenses_in_100_days_the_fastest_in_history.php">Vista'nın satış rakamları, lisanslı linux rakamlarını aştı</a>" gibi saçma sapan yorumlar için bir avantaj oluşturduğunu düşünmekte mümkün; ama diğer taraftan bu kaotik yapı, MS gibi tekellerin doğrudan ve bir anda tüm kaynağı tüketecek şekilde linux'e saldırabilmesini de önlüyor... Hatta linux kullanmayı keyifli hale getiren unsurlardan biri de postmodern bir yapıyla karşı karşıya değilseniz,  bu tür anket sistemleri  için tamamen bir hayalet olmanız...   
</div>
<div style="text-align: center">
</div>
<div style="text-align: center">
Bu da tamamen bakış açısı ile ilgili <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /> <br />
</div></center>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Epiphaneia</title>
<link>http://panhaema.com/21</link>
<comments>http://panhaema.com/21#yorumlar</comments>
<pubDate>Sat, 07 Jan 2006 16:26:20 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<div style="text-align: center">
<img src="http://panhaema.com/uploads/lk23m017.jpg" border="0" />
</div>
<br />
<br />
<img src="http://panhaema.com/uploads/pic2.jpg" border="0" hspace="20" align="left" />
Epiphany kelimesinin Antik Yunanca&#39;daki karşılığı olan Epiphaneia; <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pantheon_%28gods%29">Pantheon</a>&#39;un somutlaşması, Tanrıların v&uuml;cut bulması anlamına gelir. 6 Ocak Hristiyanlar i&ccedil;in, bu kavramın Isa&#39;ya bağlanması vasıtasıyla, kutsal bir g&uuml;n. Arkeolog kimliğimi ş&ouml;yle bir canlandırıp aklıma gelenleri yazayım:<br />
<br />
Klasik Arkeoloji disiplini aldığım i&ccedil;in Hristiyan inanışından dem vuramayacağım (tabi bunda, paganların sayı bakımından, hristiyanlara nazaran, daha az olmalarının da etkisi var). A&ccedil;ık&ccedil;ası Antik Yunanlılar 2006 yılında yaşayan bizlerden &ccedil;ok daha az dogmatik olabiliyorlardı :) &Ouml;rnek mi istiyorsunuz? <br />
<br />
Bazı Helenistik tapınakların alınlıklarında, tapınağın i&ccedil;erisindeki k&uuml;lt heykelini aydınlatması amacıyla i&ccedil;eri a&ccedil;ılan pencereler bulunmaktaydı. Anadolu&#39;da bug&uuml;n S&ouml;ke yakınında, vakt-i zamanında ise Thorax dağının eteğinde, <a href="http://de.wikipedia.org/wiki/Magnesia_am_M%C3%A4ander">Menderes Magnesia</a>&#39;sı bu t&uuml;rden bir tapınağa sahiptir. Şu anda akademik &ccedil;alışmalar ne durumda bilemiyorum ama, ben orada &ccedil;alışırken s&ouml;z konusu hipotezlerden biri şuydu: Pencerelerden i&ccedil;eriye yılın belirli bir d&ouml;neminde ay ışığı girmekteydi. Yılın belirli bir d&ouml;nemini kapsayan bu ışıma k&uuml;lt heykelini (<a href="http://www.theoi.com/Cult/ArtemisCult4.html">Artemis Leukophryene / Beyaz Kaşlı Artemis</a> [CULT IN KARIA]) aydınlatmakta, o d&ouml;neme rastlayan bir festival ile oraya gelmiş olan insanlar Epiphaneia ile karşılaşmaktaydılar... Bu festivaller antik kentler i&ccedil;in ekonominin de &ouml;nemli dişlilerinden biriydi. Gerisini varın siz d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n...<br />
<br />
M&uuml;hendislik a&ccedil;ısından ise olayın konsepti biraz daha farklıydı : Yekpare taşlardan oluşan tapınak alınlıkları, tapınakların en ağır elemanlarından biriydi. Bu ağırlığı s&uuml;tunlara doğru dağıtmak &ccedil;ok ciddi bir sorundu. Yaygın g&ouml;r&uuml;ş odur ki, Epiphaneia pencereleri tapınak alınlıklarının ağırlıklarını ciddi oranda azaltmaktaydı.<br />
<br />
Bu arada tapınak demişken, hafife almayın bazılarının inşa safhaları y&uuml;zyıllar s&uuml;r&uuml;yordu...<br />
<br />
Aklıma gelen birşeyi daha yazayım; Sanat Tarihi&#39;nin meşhur tasviri Pantogrator Isa ve Olympia Zeus Tapınağındaki k&uuml;lt heykeli (<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Seven_wonders_of_ancient_world">Antik D&uuml;nya&#39;nın yedi harikası</a>ndan biridir aynı zamanda) :<br />
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: center">
<img src="http://panhaema.com/uploads/Icon.ChristTheSavior.gif" border="0" /><img src="http://panhaema.com/uploads/zeus.jpg" border="0" width="276" height="471" />
</div>
<br />
<br />
<div align="center">
Benzer birşeyler yakalayabildiniz mi?<br />
</div>
<br />
Yukarıda bahsettiklerim cebinizde dursun, madem yarın işe gitmiyorum (bayramları seviyorum) &ccedil;enem biraz daha d&uuml;şs&uuml;n ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;z idollerinden; kapitalin metalarına taparak, protestan etiğini y&uuml;selten değerlerden s&ouml;z edeyim. B&ouml;ylece i&ccedil;im tertemiz olsun :)<br />
<br />
Tek tanrılı dinlerin yaygınlaşmasından bu yana efsaneler s&ouml;n&uuml;yor, etkisini kaybediyor. Ilkel &ccedil;ağlarda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ve zapt edemediği bir dağ leoparına tapan insan; modern &ccedil;ağda bu sığınma g&uuml;d&uuml;s&uuml;n&uuml; (somut olarak) doğru eşleyememeye başladı. Doğayı kontrol etmek metafor olmaktan &ccedil;ıktığından beri, postmodern insan; Dow Jones borsasını, Anelka&#39;yı, Google&#39;ı yada Genetik Algoritmayı idolleştiriyor. Işin acı tarafı bu tapınma şeklinin mistisizmi yok. Hatta daha da acısı bireyin bu sujeleri idolleştirdiğinden de haberi yok! <br />
<br />
<a href="http://en.wikiquote.org/wiki/Jurassic_Park">Ian Malcolm</a>&#39;un dediği gibi: God creates dinosaurs. God destroys dinosaurs. God creates man. Man destroys God. Man creates dinosaurs...
]]>
</description>
</item>
</channel>
</rss>
