<?xml version='1.0' encoding='UTF-8' ?>
<rss version='2.0'>
<channel>
<title>panhaema.com</title>
<link>http://panhaema.com</link>
<description>Her yer kanla kaplı...</description>
<language>tr</language>
<generator>panhaema.com rss robotu v1.7 (MetaCat)</generator>
<item>
<title>Sayısal Mücadele ve Wii</title>
<link>http://panhaema.com/145</link>
<comments>http://panhaema.com/145#yorumlar</comments>
<pubDate>30.03.2009 09:15:14 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<div>Bir süredir Nintendo'nun dillere destan konsolu (ki Nintendo konsol dünyasının Apple'ı bana kalırsa), Wii çerçevesinde takip ettiğim bir topluluk var. Bu insanlar Homebrew (Ev yapımı) uygulamalar konsepti altında Wii üzerindeki açıkları kullanarak çeşitli yazılımların wii portlarını oluşturmaktalar ve hatta yer yer kendi yazılımlarını da geliştirmekteler.</div>
<div></div>
<div>Nintendo ile ilgili fikirlerimi ve bir takım detayları vakt-i zamanında <a href="/144">şurada</a> paylaşmıştım.</div>
<div></div>
<div>Beni tekrar konuyla ilgili yazmaya iten nokta ise bu topluluğun geliştiricilerin yararlandıkları pek çok kaynağın,</div>
<div>özgür yazılım camiasının ortaya koyduğu ürünler olması. Ve bu topluluğun konsol habitatı ekseninde, sosyal anlamda oluşturduğu reflekslerle ilgili.</div>
<div></div>
<div>Basitçe başlamak gerekirse, ortada iki taraf var. Nintendo ve diğerleri. Ortaya ürünü koyan ticari bir kuruluşsa ve</div>
<div>"açık" bir iş modelini benimsememişse genelde şirket ve diğerleri şeklinde ayırmak hemen hemen her durum için kolay iken, burada durumu ilginçleştiren, eşine az rastlanır türden bir gövde gösterisi var...</div>
<div></div>
<div>Wii'nin yapabileceği pek çok şeyin, hemen hemen hiç birini yapmıyor olmasıyla ilgili bir hikaye var ortada. Bu duruma bayağı canı sıkılan birkaç hacker önce Wii içerisinde kod çalıştırmaya izin veren bir açığı keşfederek. Wii'ye sızmayı başarıyorlar. Hızla yapılan ilk iş, temel bir platform oluşturmak (Homebrew Channel), sonrasında da yapılan tüm geliştirmelerin, kurulum/kullanım ve değişim süreçlerinin kurallarını koyan standartları geliştirmek olmuş.</div>
<div></div>
<div>Haliyle Nintendo bu duruma hali/vakti/aklı (iş modelini düşünerek ortaya konan bir trio'dur) yerinde her şirketin yaklaşacağı şekilde yaklaştı. Önce söz konusu açığı yamadı ve bu açık kullanılarak yüklenen Home Brew Channel'in bir daha yüklenemeyecek olmasından emin olmaya çalıştı. Zira HBC'yi silmeye yönelik bir hamle geliştirmesi zordu çünkü, HBC sistemin her yerine ulaşabilen uygulamaları bünyesinde barındırıyordu. Bu tür bir girişimin sonucu muhtemelen konsolun soluğu teknik serviste almasıyla sonuçlanırdı...</div>
<div></div>
<div>O günlerden bu günlere, tabiri caizse bir Nintendo vurdu bir de hacker'lar <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /></div>
<div></div>
<div>Nintendo bir türlü HBC kullanımını kesemedi, köşeye sıkıştırmaya yönelik her adımına anında tepki verildi.</div>
<div></div>
<div>Geçtiğimiz günlerde San Francisco'da düzenlenen GDC (Game Developers Conference) 2009 da Wii'nin en son sistem versiyonu Satoru Iwata (Nintendo'nun başkanı) tarafından lanse edilmişti. Wii'nin hafıza problemlerine</div>
<p><img src="http://panhaema.com/uploads/hbc.jpg" border="0" alt="The Homebrew Channel" title="The Homebrew Channel" width="270" height="200" align="right" /></p>
<div> yönelik ciddi iyeleştirmelerin yapıldığı bu sürüm HBC için pek çok önlem içeriyordu. Hatta bu önlemlerin bir kısmı Kore'de yayınlanan bir ara sürüm ile test edilmişti. Evet, o sürümü sadece Kore gördü <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> 4.0 sürüm numarasıyla yayınlanan sistem versiyonunun (<span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold">bu sürümden önce Kore'de 3.5 yayınlanmıştı, dünyanın geri kalanı ise 3.4 sürümünden 4.0'a direkt geçtiler</span>) yarattığı tüm olumsuzluklara (!) rağmen, duyurulmasından bir kaç saat sonra forumlardan software modded olan eski sistemlerin sağlıklı yükselebildiği haberleri gelmeye başladı. Sizce Nintendo buna göz mü yumdu?</div>
<div></div>
<div>Hatta wii hacker'ları sürümü öylesine benimsediler ki artık yeni geliştirme tabanının ve hedef platformun 4.0 olması yönünde bir takım gelişmeler yaşandı <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></div>
<div></div>
<div>Wii'ye dair en son gelişme ise, sahip olduğu usb portunu kullanarak, buraya takılacak herhangi bir depolama ünitesinden yedeklediğiniz oyunları (ne yani yedek alamaz mıyım?) oynayabilmeniz yönünde.</div>
<div></div>
<div>Konu üzerine pek çok metafor ortaya konulabilecek olduğundan, pek çoğunu okuyucuya bırakarak, bir iki şey söylemek isterim.</div>
<div></div>
<div>Bahsi geçen hikayenin DS/PS3/PSP/XBOX360 varyasyonlarını da başka yerlerden okumanız olası.</div>
<div></div>
<div>Şimdi bir de olayın "iki tarafının" olmadığı bir konsol örneğini hatırlayalım: GP2X</div>
<div>Hatırlayacağınız üzere, bu cihaz üzerinde geliştirme faliyetinde bulunmak ve "becerebildiğiniz" her şeyi yapmak tamamen serbest.</div>
<div></div>
<div>Çoğu zaman bireysel olarak yapılan iyileştirmelerin, resmi sistem sürümlerinde yer bulmuş olması da bir o kadar ince bir nüans GP2X açısından.</div>
<div></div>
<div>Hikayeleri bir kenara bırakıp işin teknik detaylarından da biraz bahsetmek isterim:</div>
<div></div>
<div>HBC çerçevesinde geliştirilen her uygulamanın, SDK'sı devkitPRO (<a href="http://www.devkitpro.org/">http://www.devkitpro.org/</a>)</div>
<div></div>
<div>Sadece Wii çerçevisinde değil aklınıza gelebilecek tüm popüler konsolların Home Brew temeli bu SDK'ya dayanmakta. Şöyle bir içine girdiğinizde GCC ekseninde toparlanmış, pek çok araç ve ana kodu başka projelerden fork etmiş pek çok kütüphaneler göreceksiniz.</div>
<div></div>
<div>Özellikle Wii'yi HBC ile kullanan kullanıcılar için, Linux ve Linux uygulamaları oldukça tanıdık. Örneğin HD Video oynatma kapasitesi olmasına rağmen offical haliyle DVD filmleri bile oynatamayan Wii'nin Home Brew tarafında çözümü mplayer. Hatta mplayer kodlarını kullanarak kendi oynatıcılarını yazanlar da mevcut.</div>
<div></div>
<div>Konunun lisanslar ve telif hakları bakımından felsefi tartışmalar çıkarmaya çok müsait olduğu çeşitli forumlardan görmek olası olsa da genel kanı açık kaynak felsefesinin iyi ki var olduğu yönünde <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></div>
<div></div>
<div></div>
<div>
<ul>
<li><a href="http://www.teknoconsolas.es/blog/waninkoko/anuncio-de-una-nueva-aplicacion">http://www.teknoconsolas.es/blog/waninkoko/anuncio-de-una-nueva-aplicacion</a> (Usb Iso Loader)</li>
<li><a href="http://wiibrew.org/wiki/Main_Page">http://wiibrew.org/wiki/Main_Page</a> (Wii Homebrew Wiki)</li>
<li><a href="http://hbc.hackmii.com/">http://hbc.hackmii.com/</a> (Homebrew Channel)</li>
<li><a href="http://lifehacker.com/400581/hack-your-wii-for-homebrew-apps-and-dvd-playback">http://lifehacker.com/400581/hack-your-wii-for-homebrew-apps-and-dvd-playback</a> (Wii ve Mplayer)</li>
<li><a href="http://blog.wired.com/games/2009/03/gdc-live-blog-n.html">http://blog.wired.com/games/2009/03/gdc-live-blog-n.html</a> (GDC 2009 Nintendo Anonsu)</li>
<li><a href="http://www.gp2xtr.com/">http://www.gp2xtr.com/</a> (GP2X TR)</li>
</ul>
</div>
<p> </p>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Wii, labelflash, pygame ve egzantrik hayat notları </title>
<link>http://panhaema.com/144</link>
<comments>http://panhaema.com/144#yorumlar</comments>
<pubDate>21.03.2009 23:57:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium">Uzun zaman olmuş yazmayalı...<br /><br />Geçen onca zaman, pek çok şeyi değiştirdi tabi. Hepsini yazmak uzun bir mesai gerektirirdi. Benden bir şekilde haber alamayan insanlar için de biraz bu paragraf. Ben iyiyim <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">  Bazılarınıza uzun zamandır ulaşmadım, farkındayım. Aynı zamanda hepinizin burayı takip ettiğini de biliyorum. Hepinizi seviyorum...</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />2005 yılında bu alan adını aldığımda, teknoloji güncesi olarak nitelediğim bu şey ana erişimde iken, kurduğum firma bu siteye ait bir sub-domain den yayın yapıyordu. Firmanın neden/nasıl battığını anlatmama gerek kalmadı sanırım? <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /> <span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">O zamandan bu zamana neşemi pek kaybetmediğimi umuyorum. O zamandan bu zamana bir şeyi iyi kavradım, özümsemek zorunda kaldım ya da. Bu gezegen'de yaşayan herkesin, hepimizin; dostlarımızın, arkadaşlarımızın ve hatta düşmanlarımızın, belki de hayatta hiç olmadıkları kadar birbirlerine yaklaştıkları bir nokta var. Sonlarımız... Yaşarken bu ortak noktayı unutmamak gerek. Kim bilir belki de daha çok ortak nokta bulmamıza yardımcı olur bu paydayı akılda tutmak.</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Vasiyetimi yazıyor gibi girdim konuya ama zihnim fevkalade kaotik çalışmakta her zamanki  gibi <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium">Konuyu değiştiriyorum hemen. Son bir nokta: Nisan ayında askere gidiyorum (aslında bunu yazmayıp, neden aramıyorsun diye sitem edenlere bahane yapacaktım ehehe). <br /><br />Şöyle aklımdaki bir kaç konuyu buraya not etmek istiyorum müsadenizle:<br /><br />Wii maceram hakkında ilk notlarım:<br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/wii.jpg" border="0" alt="wii" title="wii" width="300" height="300" align="right" />Sistemin yapısından, kararlılığından genel olarak memnunum. Zira çok yoğun stres testleri uyguladığımı söylemem gerek. Yanlız bu aleti diğer konsollardan daha dikkatli kullanmak gerek. Aklınıza gelen ilk şey değil bunu yazarken düşündüğüm. Evet, remote ve nunchuk'ı tv'ye sokmak, tabloları ve vazoyu ziyan etmek mümkün. Fakat daha farklı bir şey var: Ellerinizin haketlerini, vücudunuzun ivmesiyle birlikte kullanıyorsunuz. Bu simülasyon sırasında beyin gerçekten garipleşebiliyor.<br /><br /> Hareket eden uzuvlarınız, doğada davrandığı gibi davranıyor tam olarak. Remote'u gereğinden fazla sıkmak, nunchuk'ın yön kolunu kanırtmak vs gibi. Nintendo, ürün piyasaya çıkmadan önce bu durumun farkındaydı bana kalırsa. Açık söyleyeyim ben de sağlamlaştırmak adına en ufak bir adım dahi atmazdım kontrol ünitelerini <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">  Wii arızalarının % 90'i remote ve aparatları etrafında yoğunlaşıyor bu bağlamda. Bu arızaların tamamına yakını, benim tabirimle "istemsiz kullanıcı hatası". Bu tür arızalarda, hemen hemen hiç bir uluslararası garanti protokolü müşteri lehine cevap vermiyor. Çok zekice tasarlanan kontrol ünitesi, aynı zekilikle  firmaya ekstra bir gelir sunuyor. Nedense bu konuyla ilgili kızamıyoruz Nintendo'ya, Wii kullanıcıları olarak. Ortaya konan şeyin keyfi daha ağır basıyor sanırım.</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Yanlız hemen hemen her profesyonel Wii kullanıcısının delirdiği bir nokta var ki, hakikaten anlamak güç Nintendo'yu. Öyle bir konsol yapacaksınız ki sınırları gökyüzüne bakmakla eşdeğer olacak. Sonra öyle bir yazılımla donatacaksınız ki bu sınırsızlığın yakınından bile geçmeyek. Yapılan güncellemelerin çoğu yersiz ve yapılan hack'leri örtüp, etkisiz bırakmaya yönelik olacak. Wii firmware'leri çok eksikler, donanımı efektif kullanmaktan oldukça uzaklar şu an. Tabi bu bakış açısı, konsola bir oyun aracı ya da daha fazlası olarak bakmakla da şekil değiştirebilir. Nintendo, lanse ederken "daha fazlası" diyordu...<br /><a href="http://guides.ign.com/guides/748589/"></a><br />Firmware demişken akla gelne bir diğer konu da <a href="http://hbc.hackmii.com/">Homebrew Channel</a>. Homebrew, wii'nin ilk oyunlarından olan <a href="http://guides.ign.com/guides/748589/">The Legend of Zelda: Twilight Princess</a>'deki bir açığı kullanarak yüklenmekte. Yüklenen kanal, wii'deki yazılımsal modifikasyonun beşiği olmakta. Ondan sonra yapamayacağınız çok az şey kalıyor. Linux boot etmek, mplayer ile dvd, divx vs izlemek (Nintendo offical olarak dvd izleme desteği sunmuyor hala ama planları varmış bu konuyla ilgili hihi) hatta backup oyunları oynamak (mod-chip olmaksızın) sadece bunlardan bir kaçı.<br /><br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/smg-l.png" border="0" alt="super mario galaxy" title="super mario galaxy" width="385" height="250" align="left" />Nintendo prensip sahibi, saygı gören ve bu saygıyı da hak eden bir firma genel olarak. Şimdi de size şunu anlatayım: Wii'nin babası konumunda olan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Nintendo_GameCube">GameCube</a> konsolu için bir oyununuz var. wii'de pek tabi ki bu oyunu oynamanız mümkün ama bazı gereksinimler var. GC game pad'ine ihtiyacınız var. Bunu anlayabiliyorum. Ne de olsa tasarım, bu pad ekseninde şekiillendi. Ama bir de Game Cube hafıza kartuşuna ihtiyacınız var ki 2 gb sd kart taktığım, dahili hafızası 512 mb olan bir cihazın, o taş devrinden kalma kartuşu bulmazsan, save edemezsin demesi de tam bir hayal kırıklığı... Bir de usb 2.0 var wii'nin üzerinde. Hemen heveslenmeyin ama. Şimdilik sadece usb keyboard ve bazı oyunların özel aparatları için destek sunuyor. Ben, bir usb belleğe herhangi bir oyunu save edebilmeliyim diye düşünürken, wii oyunları sd karta ve yerleşik hafızaya, gc oyunları ise sadece gc kartuşlarına save edilebilmekte. Bakış açısı farkının nedeni, remote'un sağlamlığı ile ilgili hikayeyle aynı.<br /><br />wii'nin firmware'lerle ilgili acilen bi şeyler yapması ve homebrew sevenleri pek sıkıştırmaması lazım bana kalırsa. <br /><br /><a href="http://nintendo.com.tr/">Nintendo Türkiye</a> tarafı Wii'nin mevcut sistemi konusunda henüz etkin değil. Konsol üzerinden alışveriş yapmak ve sunulan servisleri kullanmak için başka ülkelerden internete çıkıyormuşsunuz gibi davranmanız gerekiyor. <a href="http://nintendo.co.uk/NOE/en_GB/club_nintendo/club_not_logged_in.jsp">Nintendo Club</a> gibi hem web arayüzü olan, hem de wii ile senkronize olan servislerden bahsetmiyorum bile... Türkiye'de satılan konsollar için (PAL), UK iyi bir seçenek mesela. Gönül ister ki Türkiye'de de bu servisler aktif olsun. Bu durumun bir dezavantajı da online oyun oynama sevisi olan, Nintendo Wi-Fi'da karşımıza çıkıyor. Bazı oyunlarda karşılıklı oyun oynayacak kullanıcı bulmak mümkün olmuyor. Lag durumumuza uygun bir ülke seçmediğimiz için ya da seçtiğimiz ülkeden oldukça uzak olduğumuz için.<br /><br /><br />Bir de wii'nin wireless'ının modem beğenmeme durumu var ki sırf bu yüzden tüm sisteminiz wpa2-psk ile çalışmaya hazırken, wii wpa2-psk kullanan access point'e bağlanamadığı için, wpa-psk kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Nintendo destek sitesinde gayet güzel anlatıyor: "<a href="http://www.nintendo.com/consumer/routers/en_na/routerIndex.jsp">Bazı modemlerle uyuşamıyoruz</a>" diye... Wii alacaklara / internete bağlayacaklara duyurulur...<br /><br />Tüm bunlara rağmen <a href="http://www.tempo24.com.tr/content/newsdetail.aspx?cat=37&newscode=34091">super mario galaxy</a>, hard-core bir oyucu olarak kendini tanımlayan biri olarak şu yaşıma kadar (26) hayatımda gördüğüm en muhteşem oyun...<br /><br /><div style="text-align: center"><img src="http://panhaema.com/uploads/smg.jpg" border="0" alt="super mario galaxy" title="super mario galaxy" width="430" height="320" /><br /></div><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/labelflash.jpg" border="0" alt="labelflash" title="labelflash" width="170" height="150" align="left" />LighScribe teknolojisini bilmeyen yoktur herhalde. CD/DVD etiketleme konusunda bu alanda pek duyulmayan teknolojinin adı ise <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/LabelFlash">LabelFlash</a>. LightScribe'den farkı ise kullandığı medya (ki bulmak pek kolay değil) ve medyayı şekillendiriş biçimi. Medyanın önyüzünü hani şu microsoft'un işletim sistemi disklerindeki gibi hologram görünümünde şekillendiriyor. İşin asıl eğlenceli yanı: labelflash desteği olan her yazıcı da aynı zamanda <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/DiscT@2">DiscT@2</a> adında bir şekillendirme sistemi daha olması. Bu da dvd'nin (evet sadece dvd / eskiden cd'leri de şekillendirebiliyormuşuz ama zaman geçtikçe cd'ler ucuzlamış ~ kar ettirmeyen teknoloji patlıcandır...) veri kısmını şekillendirmenize fırsat veriyor.<br /><br />LablFlash'la tanışmam harici (usb) bir NEC 7633A ile oldu. Bu süreçte, 1 TB büyüklüğünde seagate freeagent ve EEE 1000H de edindim. Freeagent için, söylenebilecek pek bir şey yok. Şık bir cihaz ve işini yapıyor. EEE PC tarafında çok mutluyum. Beklentilerimin üstünde bir cihaz...<br /></span></div><div> </div><div><div style="text-align: center"><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px"><img src="http://panhaema.com/uploads/eee-fa-nec.png" border="0" width="460" height="150" /></span><br /></div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Son olarak programlama:<br /><br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/pygame.gif" border="0" alt="pygame" title="pygame" width="200" height="60" align="left" />Python maceramda, şu sıra yeni gözdem <a href="http://www.pygame.org/news.html">pygame</a>. 1 saatlik bir önbilgi ile neredeyse ufak bir oyun yazdım bile! pygame sadece oyun programlama için değil, kısa yoldan simülasyon yaratmak ve veri görselleştirmek için de çok faydalı bana kalırsa.<br /><br />Şimdilik bu kadar sevgili günlük, tekrar görüşmek üzere...</span>     </div><meta name="date" content="21.03.2009 23:57:46">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Last.fm haftalık ücretsiz indirme listesi betiği</title>
<link>http://panhaema.com/141</link>
<comments>http://panhaema.com/141#yorumlar</comments>
<pubDate>17.06.2008 09:05:59 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<a href="http://www.lastfm.com.tr"><img src="http://panhaema.com/uploads/black_lfm_logo.jpg" border="0" width="207" height="42" align="right" /></a>Bazen insan; dinlediği, ulaşabildiği ya da aklına gelen şarkılardan daha farklı bir şeyler dinlemek ister. Paradoks o ki, bilmediğiniz bir şarkıyı dinlemek isteyip, o şarkının hangi şarkı olduğunu bilememek efor gerektiren bir süreç...<br />
<br />
Bu bağlamda last.fm güzel bir kaynak. Yeni tadlar almak adına <a href="http://www.lastfm.com.tr/music/+free/" title="http://www.lastfm.com.tr/music/+free/">http://www.lastfm.com.tr/music/+free/</a> sayfasında listelenen mp3'leri inceliyorum bazen. Ücretsiz, yasal ve çeşitlilik sunuyor. Haftalık olarak yenilenen bu liste, bu hafta 200 şarkı sunmuş. Doğrusu 200 şarkılık bir listenin içerisinde dolaşmak yorucu olabiliyor...<br />
<br />
Bu sayfada listelenen tüm mp3'leri indiren, aynı mp3'ü ikinci kez indirmeyen ve takriben haftada bir çalıştırıldığında ne tür süprizler getireceği tamamen muallak olan <a href="/uploads/fld.shs">bir betik yazdım</a>. 200 tane; tanıdık/tanımadık, bir sürü yeni şarkım var. Önümüzdeki haftalar neler sunacak bakalım... Önce indirip sonra elemek daha konforlu cidden <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-wink.gif" border="0" alt="Wink" title="Wink" />
</p>
<p>
 
</p>
<p>
 
</p>
<pre>
#!/bin/sh
wget -qO - http://www.lastfm.com.tr/music/+free/ > lasttxt
cat lasttxt | grep "http://freedownloads.last.fm/download" | cut -d'"' -f6 > lastlist; rm lasttxt
wget -nc -c -i lastlist; rm lastlist
</pre><meta name="date" content="17.06.2008 09:05:59">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Lina</title>
<link>http://panhaema.com/130</link>
<comments>http://panhaema.com/130#yorumlar</comments>
<pubDate>20.09.2007 09:23:48 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<a href="http://openlina.org/">Lina</a>, bug&uuml;n beni tonla iş/zaman/para'dan kurtaran fevkalade bir platform! Linux uygulamalarınızı, <a href="http://openlina.org/screenshots.html">Windows ve MacOS</a> altında &ccedil;alıştırabilmek i&ccedil;in ilahi bir yol; bir t&uuml;r <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=enel+hak">enel hak</a> motivasyonu... 
</p>
<p>
Şiddetle incelenesi ve&nbsp;feyz alınası bir şey! 
</p>
<p>
Şu saatte b&uuml;t&uuml;n g&uuml;n&uuml;n işini bitirebilme yetisi aynı zamanda ahahahaaa... 
</p>
<meta name="date" content="20.09.2007 09:23:48">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>rcom</title>
<link>http://panhaema.com/126</link>
<comments>http://panhaema.com/126#yorumlar</comments>
<pubDate>05.08.2007 16:29:27 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[Eveet, bir muzur aplikasyonlar girdisi daha böylelikle başlamış oluyor. Bu sefer ki uygulamamızın adı rcom (Recent Comments Monkey). İsmi pek fazla düşünülmemiş olsa da <a href="http://www.galago-project.org/specs/notification/" title="Desktop Notifications">Desktop Notifications</a> bağlamında, <a href="http://packages.debian.org/unstable/utils/libnotify-bin">libnotify-bin</a>'in nasıl eğlendirebileceğine dair bir şeyler içeriyor. Böyle şeyler ilginizi çekiyor olabilir <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><br />
<br />
Bu basit uygulamayı, yine basitçe anlatmak gerekirse: panhaema'nın, "<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bir+ben+vardir+bende+benden+iceru">bir ben vardır bende benden içeru</a>" anlayışıyla yazılmış <a href="http://panhaema.com/rcom">rcom</a> beslemesini, itinayla inceleyen bash betiği, eğer yeni bir yorum bulursa, libnotify yoluyla masaüstü uyarıları veriyor. 4-5 uyarıdan sonra (insan olsan görürdün mantalitesiyle) yeni yorumları, "eskidi bunlar" şeklinde işaretliyor. Ve daha yeni yorumları bekliyor. X oturumu açıldığında çalışacak programlar arasına eklersiniz ve 5000 döngülük bir daemonunuz olur.  Masaüstü uyarılarının içeriğinde; yorum yapılan tarihi, yorumcuyu ve yorumlanan girdiyi bulmak mümkün. Eğer varsa, en son üç yorumu, bu uyarı alanında görebiliyorsunuz. Kodu anlatmak için, koddan fazla yazdım galiba, Bir de log tutuyor ki, bu kısım benim için önemli...<br />
<br />
Eğer denemeyi düşünüyorsanız, dört pakete ihtiyacınız olacak: libnotify-bin, wget, sed ve w3m (for debian: # aptitude install sed wget w3m libnotify-bin)<br />
<br />
Son olarak bir ekran görüntüsü ve betiğin <a href="/uploads/rcom.shs">kaynak kodu</a> <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /><br /><center>
<img src="http://panhaema.com/uploads/rcom.gif" border="0" alt="rcom" title="rcom" width="643" height="282" /></center><br />
Bu uygulamayı biraz değiştirerek, RSS desteği olmayan çeşitli web alanlarında yapılan değişiklikleri, masaüstü uyarısı olarak görmeniz mümkün. Tamamen hayalgücü meselesi...<meta name="date" content="05.08.2007 16:29:27">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Sistemdeki hiyerarşi</title>
<link>http://panhaema.com/107</link>
<comments>http://panhaema.com/107#yorumlar</comments>
<pubDate>01.04.2007 23:01:01 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
Neredeyse sistem y&ouml;netimi kavramının ortaya &ccedil;ıktığı ilk g&uuml;nlerden beri, sistem y&ouml;neticileri y&ouml;nettikleri sistemlerde Tanrı gibi tezah&uuml;r etmek isterler. Ben, bunun nedeninin ego tatmininden daha farklı bir medyumla ilgisi olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.   <br />
<br />
Sistem y&ouml;neticisi, profesyonel anlamda y&ouml;netilen sistemler i&ccedil;in, soyut bir kavramdır aynı zamanda. Varlığına inanmanızın yegane nedeni broadcast&#39;lerdir. Fakat inandığınız pek &ccedil;ok soyut kavramdan daha ger&ccedil;ek&ccedil;idir <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><br />
<br />
Malum, bir sistemi kullanıcı bazlı ele alıp, demokrasiyle y&ouml;netmek; kullanıcı uzayından baktığınızda, bırakın <img src="http://panhaema.com/uploads/squid.jpg" border="0" alt="MSN ADV: Her fırsatta izlendiğiniz d&uuml;ş&uuml;ncesini hatırlatmak." title="MSN ADV: Her fırsatta izlendiğiniz d&uuml;ş&uuml;ncesini hatırlatmak." width="253" height="138" align="left" />sistem y&ouml;neticilerini, hi&ccedil;bir işletim sisteminin yanaşmadığı bir uygulama. Yani, X işleminin  bir <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Semaphore_%28programming%29" title="Semaphore (programming)">semafor</a>  &ccedil;ekmesi i&ccedil;in Y, Z ve Q işlemleri bir araya gelsinler ve X işlemiyle ilgili bir karar versinler (t&uuml;m semboller bir kullanıcıyı temsil ediyor). Semafor &ccedil;abasındaki &ouml;beklerin t&uuml;m&uuml;, kullanıcı uzayında işletilmek istenen kritik olmayan &ouml;bekler olsun. Normalde, &quot;ilk g&ouml;ren, g&ouml;t&uuml;r&uuml;r&quot; mantığı hakim olmalıydı... &Ccedil;eşitli algoritmalarla, kaynak erişimini kilitleyecek semaforun, sahibi olacak işleme, diğerlerinin basit&ccedil;e karar vermesini sağladığımızı varsayalım (kullanıcı/işlem oranı vs). Bunu yapmanın maliyeti, karar mekanizmasının işletilmesiyle ilgili kaynak kullanımı olacaktır. Bu iki se&ccedil;eneğe sahip olan, hi&ccedil;bir aklı başında programcı &quot;demokrasi&quot;yi se&ccedil;mez. Aksi takdirde, semafor kontrol s&uuml;re&ccedil;leri yavaşlar. Hatta &quot;feodal&quot; s&uuml;re&ccedil;lerle y&ouml;netilen kontrol mekanizması X işlemi i&ccedil;in, &quot;demokratik&quot; mekanizmadan daha hızlı sonu&ccedil; &uuml;retecektir. <br />
<br />
İşte bu nedenlerle, s&uuml;re&ccedil; adına karar veren mekanizmalarda genel olarak dikdat&ouml;rl&uuml;k s&ouml;z konusudur. Modern toplumun aksine, bir sistemin neden demokrasiyle y&ouml;netilemeyeceğine dair saatlerce konuşabilirim, o y&uuml;zden durmam lazım <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /><br />
<br />
Kısaca; mikro s&uuml;re&ccedil;ler, makro olanlara karakter kazandırıyor. Bu nedenle bir sistemi y&ouml;netmek (eğitimli biri i&ccedil;in), o sistemin i&ccedil;indeyken &quot;feodal&quot; bir iştir. Haa, X plazadaki IT Manager&#39;ın amcası m&uuml;steşardır, orasını bilemem... Belki <a href="http://www-cs-faculty.stanford.edu/~knuth/" title=" Donald E. Knuth">Knuth</a>  (<sub><img src="http://www-cs-faculty.stanford.edu/~knuth/gaoduhnah.gif" border="0" alt=" " width="54" height="18" /></sub>)&#39;un uzmanlık alanıdır <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /><br />
<br />
Vakt-i zamanında bir usta&#39;dan duymuştum: &quot;Nietzsche&#39;nin <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/%C3%9Cbermensch" title="&Uuml;bermensch">&Uuml;bermensch</a>  kavramını alın ve <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Master-slave_morality" title="Master-slave morality">efendi-k&ouml;le ahlakı</a>yla harmanlayalın. <strong>Intranet</strong>&#39;de pozisyonunuz ne olursa olsun, ahlak adına daha fazlasını bilmeniz gerekmiyor.&quot;
</p>
<meta name="date" content="01.04.2007 23:01:01">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Tavuk Katili Kod</title>
<link>http://panhaema.com/95</link>
<comments>http://panhaema.com/95#yorumlar</comments>
<pubDate>27.01.2007 19:44:25 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<img src="http://panhaema.com/uploads/ccode.gif" border="0" align="right" />
<pre>
/* Emits a 7-Hz tone for 10 seconds.
True story: 7 Hz is the resonant
frequency of a chicken's skull cavity.
This was determined empirically in
Australia, where a new factory
generating 7-Hz tones was located too
close to a chicken ranch: When the
factory started up, all the chickens
died.
Your PC may not be able to emit a 7-Hz tone. */
</pre>
<p>
<br />
<a href="http://ileriseviye.org/">FZ</a>'nin hatırlattığı "<a href="http://ileriseviye.org/blog/?p=692">tavuk katili kod</a>"un <a href="http://www.johnath.com/beep/">beep</a> ile gerçellenmesi: <font color="red">[1]</font><br />
<br />
<strong>$ beep -f 7  -l 10000</strong><br />
<br />
<strong>İzlenimler:</strong> Muhabbet kuşu pek etkilenmiş görünmüyor. Ama ilginçtir, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lepistes">lepistes</a>ler rahatsız oldular sanki. Duyabildiklerini bilmiyordum doğrusu...<br />
<br />
<strong>Sinopsis:</strong> İnsan beyninin, o anki aktivitesine göre, çeşitli <a href="http://peyote.com/jonstef/brain.htm">beyin-dalgaları</a> yaydığı <a href="http://www.ezilon.com/articles/articles/3576/1/Brain-Waves-and-Meditation">bilinir</a>. 7 hz Alpha ve Theta arasında bir yerde (aslında tam ortada, iki dalga aralığı için de referans teşkil ediyor). Theta dalgaları (3.5/4-7 hz), genellikle kreatif aktiviteleri temsil ediyor. Öğrenme, hafızanın kullanımı yada üretkenlik gibi. Alpha dalgalarının da (7 -12 hz/8-13 hz) tamamen farklı bir ruh halini temsil ettiğini söylemek güç. Theta benzeri bir odaklanma ve iç huzurun temsili söz konusu. Hatta yarı-meditatif bir hal...<br />
<br />
Şimdi, insan beyni için meditasyon halini işaret eden 7 hz'in, tavukları katletmesi (eğer Avusturalya'daki tavuklarda, diğer akrabalarından farklı olarak, bir modifikasyon yoksa) ilginç değil mi?<br />
<br />
Hele ki bazı "zen hali arayan topluluklar"ın bir araya geldiklerinde özellikle 7hz değerinde sesler üreten müzik aletleriyle meditasyon yapmaları (bu frekansın pozitif etkisi olduğuna inanıyorlar), gerçekten tavuklar açısından kaygılanmama yol açabilir<strong>di</strong>...<br />
<br />
<strong>-di</strong> çünkü 7 hz'in tavukları katletmek için tek başına bir yeterliliği yok. Tabi beraberinde zehirli gaz verirseniz bilemem...<br />
<br />
<strong>-di</strong> çünkü, bu tür hayvanların popülasyonları endüstriyel çiftliklerde kontrol altında tutuluyor, eceliyle ölenler popülasyonun çok küçük bir kesimini oluşturuyor. Doğal yaşayamamaları nedeniyle oluşan stresi azaltabilmek için kimyasallar veriliyor. <a href="http://www.wwf.org/">WWF</a> gibi oluşumlar, yok olma tehdidi altında olmadıkları için, bu türlerle ilgilenmiyor. Dolayısıyla ben de bu "şeylere" canlı muamelesi yapmakla, yapmamak arasında kalıyorum...<br />
<br />
Galiba, artık bu organizmalara "hayvan" gözüyle de bakmıyoruz. Bir üretim/tüketim metası oldular. Gıda sektörü gibi, "ne olsa yemeye çalışan" bir sektörü beslemek zor iş. Ama diğer taraftan, bunu insanlığa olan saygımızı sürdürebileceğimiz bir biçimde yapmamız en makulu olsa gerek. Böylece vicdanınız daha rahat olur, bakarsınız meditasyona da gerek kalmaz. Çünkü, bir insanın yeryüzünde onuruyla yaşaması, sahip olabileceği en relax karmayı ihtiva eder.<br />
<br />
<strong>Not:</strong> Bu da Tibet keşişlerinin eğitilmeye değer öğrenci bulmak için kullandığı bir kod. Tahammül edebilenler, başarılı sayılıyorlar:<br />
<br />
<strong>$ beep -f 6765  -l 10000</strong><br />
<br />
<strong>Not 2:</strong> Konuyla ilgili bir <a href="http://www.themeatrix.com/">adres</a>. <br />
<br />
<font color="red">[1] <a href="http://everything2.com/index.pl?node_id=1073503&lastnode_id=0">http://everything2.com/index.pl?node_id=1073503&lastnode_id=0</a></font>
</p>
<meta name="date" content="27.01.2007 19:44:25">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Nano Saniyeler ve Bash</title>
<link>http://panhaema.com/94</link>
<comments>http://panhaema.com/94#yorumlar</comments>
<pubDate>23.01.2007 22:32:37 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<font size="2"> function timecalc {<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp; SECOND=`date +%s`<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp; let &quot;NANOSECOND = SECOND * 1000000000 + `date +%N`&quot;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp; echo $NANOSECOND<br />
}</font>
</p>
<p>
&nbsp;
</p>
<p>
&copy; Emre &quot;<a href="http://emresaglam.com/">conan</a>&quot; Sağlam 
</p>
<meta name="date" content="23.01.2007 22:32:37">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>speedy.sh</title>
<link>http://panhaema.com/93</link>
<comments>http://panhaema.com/93#yorumlar</comments>
<pubDate>23.01.2007 02:51:18 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[
Forked from <a href="http://emresaglam.com/blog/266">speed.sh</a><br>
<pre>
#!/bin/bash

# Usage:
# speedy.sh &lt;filename&gt; [&lt;filesize&gt;]

clear
OLDFILESIZE=`ls -al "$1" | awk '{print \$5}'`
sleep 2
while true; do
 FILESIZE=`ls -al "$1" | awk '{print \$5}'`
 let "DIFF = $FILESIZE - $OLDFILESIZE"
 let "SPEED = $DIFF / 2 / 1024"
  if [ $2 ]
        then
         let "ETA = (($2*1024*1024) - $FILESIZE )*2 / $DIFF"
         let "ETAM = $ETA/60"
         echo "Filesize: $2MB | Downloaded: $FILESIZE bytes"
         echo "$1 download speed = $SPEED Kb/s  | ETA: $ETA s - $ETAM m"
	 <font color=red><b>echo -n "Press any key to exit" 
	 if read -t 3 response 
           then exit 
	 fi</b></font>
  else
    echo "Downloaded: $FILESIZE bytes"
    echo "$1 download speed = $SPEED Kb/s"
    <font color=red><b>echo -n "Press any key to exit" 
    if read -t 3 response 
      then exit 
    fi</b></font>
  fi
    let "OLDFILESIZE = $FILESIZE"
   sleep 2
 clear
done
</pre><br>
Emre, klostrofobi yaratma lütfen :D<meta name="date" content="23.01.2007 02:51:18">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Fundamental Differing</title>
<link>http://panhaema.com/84</link>
<comments>http://panhaema.com/84#yorumlar</comments>
<pubDate>14.12.2006 17:56:03 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<pre>
chaos@buddha:~$ diff respect-erdinc.py respect-murat.py 
3a4
&gt; import sys
5c6,9
&lt; gelen = urllib2.urlopen(&quot;http://panhaema.com/rss.php&quot;)
---
&gt; try: gelen = urllib2.urlopen(&quot;http://panhaema.com/rss.php&quot;) 
&gt; except urllib2.URLError:
&gt;       print &#39;\&quot;Haddini aşma\&quot; karar mekanizmasına veri g&ouml;nderilemedi&#39;
&gt;       sys.exit(2)
</pre>
<meta name="date" content="14.12.2006 17:56:03">]]>
</description>
</item>
</channel>
</rss>
