<?xml version='1.0' encoding='UTF-8' ?>
<rss version='2.0'>
<channel>
<title>panhaema.com</title>
<link>http://panhaema.com</link>
<description>Her yer kanla kaplı...</description>
<language>tr</language>
<generator>panhaema.com rss robotu v1.7 (MetaCat)</generator>
<item>
<title>Last.fm haftalık ücretsiz indirme listesi betiği</title>
<link>http://panhaema.com/141</link>
<comments>http://panhaema.com/141#yorumlar</comments>
<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 09:05:59 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<a href="http://www.lastfm.com.tr"><img src="http://panhaema.com/uploads/black_lfm_logo.jpg" border="0" width="207" height="42" align="right" /></a>Bazen insan; dinlediği, ulaşabildiği ya da aklına gelen şarkılardan daha farklı bir şeyler dinlemek ister. Paradoks o ki, bilmediğiniz bir şarkıyı dinlemek isteyip, o şarkının hangi şarkı olduğunu bilememek efor gerektiren bir süreç...<br />
<br />
Bu bağlamda last.fm güzel bir kaynak. Yeni tadlar almak adına <a href="http://www.lastfm.com.tr/music/+free/" title="http://www.lastfm.com.tr/music/+free/">http://www.lastfm.com.tr/music/+free/</a> sayfasında listelenen mp3'leri inceliyorum bazen. Ücretsiz, yasal ve çeşitlilik sunuyor. Haftalık olarak yenilenen bu liste, bu hafta 200 şarkı sunmuş. Doğrusu 200 şarkılık bir listenin içerisinde dolaşmak yorucu olabiliyor...<br />
<br />
Bu sayfada listelenen tüm mp3'leri indiren, aynı mp3'ü ikinci kez indirmeyen ve takriben haftada bir çalıştırıldığında ne tür süprizler getireceği tamamen muallak olan <a href="/uploads/fld.shs">bir betik yazdım</a>. 200 tane; tanıdık/tanımadık, bir sürü yeni şarkım var. Önümüzdeki haftalar neler sunacak bakalım... Önce indirip sonra elemek daha konforlu cidden <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-wink.gif" border="0" alt="Wink" title="Wink" />
</p>
<p>
 
</p>
<p>
 
</p>
<pre>
#!/bin/sh
wget -qO - http://www.lastfm.com.tr/music/+free/ > lasttxt
cat lasttxt | grep "http://freedownloads.last.fm/download" | cut -d'"' -f4 > lastlist; rm lasttxt
wget -nc -c -i lastlist; rm lastlist
</pre>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>apt-get install wife</title>
<link>http://panhaema.com/140</link>
<comments>http://panhaema.com/140#yorumlar</comments>
<pubDate>Thu, 22 May 2008 09:56:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<center>
<img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-sealed.gif" border="0" alt="Sealed" title="Sealed" />
</p>
<p>
<img src="http://panhaema.com/uploads/apt-get-wife.png" border="0" alt="http://panhaema.com/uploads/apt-get-wife.png" title="http://panhaema.com/uploads/apt-get-wife.png" width="700" height="240" />
</p>
</center>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Küllerim bile sana dönecek</title>
<link>http://panhaema.com/139</link>
<comments>http://panhaema.com/139#yorumlar</comments>
<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 16:20:58 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif"><img src="http://panhaema.com/uploads/boreas.jpg" border="0" alt="http://panhaema.com/uploads/boreas.jpg" title="http://panhaema.com/uploads/boreas.jpg" width="240" height="350" align="right" /></font><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="3">Gel de sarıp sarmala beni<br />
Sana hikayeler anlatmama izin ver ne olur<br />
Sev… Sadece sev beni<br />
Gözlerimin içine bakarken kaybol, benimle dolu düşlerine doğru </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="3">Tut ellerimi, sakın bırakma<br />
En karanlık anların ışığı ol<br />
Kalbim, kalbin için atıyor; durdurma beni<br />
Sadece sev beni… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="3">Aşkın için yaşıyorum, bir ömür daha bekletme beni<br />
Düşlerimiz ortak olsun yeter<br />
Rüzgarlarla uç, yağmurlarla yağ üstüme, şimşek gibi çarp beni<br />
Gülümse yeter, sonra istersen öldür beni… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="3">Benim senden dönüşüm yok… Mazur gör beni<br />
Sadece sev… Sev beni<br />
Düşlerim ol yeter<br />
Sonra istersen yak beni </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="3">Küllerimi rüzgarlarla savur<br />
Gözyaşlarınla bekle beni<br />
Küllerim bile sana dönecek<br />
Gidecek başka bir yerleri yok ki… </font>
</p>
<embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180" height="23" bgcolor="#FBFBFB" id="radioblog_player_-1" FlashVars="id=-1&filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=0vMHZuV3bz9yZvxmYu8WakFmcvc2bsJ2Lt92YukGZ1R3clRHaoNnL3d3d/06-coldplay-x_and_y.rbs&colors=body:#FBFBFB;border:#330000;button:#FF0000;player_text:#330000;playlist_text:#999999;" ></embed>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Hisseli Korkular Kumpanyası - Kısa İzlem 4 (Geliyor mu?)</title>
<link>http://panhaema.com/138</link>
<comments>http://panhaema.com/138#yorumlar</comments>
<pubDate>Sun, 02 Mar 2008 03:30:33 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
 
</p>
<div style="text-align: center">
<img src="http://panhaema.com/uploads/namib_desert.jpg" border="0" /> 
</div>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif">♣ İskambil destelerinden kaleler yaptım… </font>
</p>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif">♣ Televizyondaki uzun burunlu adamın söylediği gibi: “Dudaktan kalbe bir busedir aşk”… </font>
</p>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif">♣ Umarım öbür taraftan burada olan bitenleri izleyebilirim. Hım… İzlemesem daha mı iyi olur acaba… </font>
</p>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif">♣ Bir sonraki hayatıma uçabilen bir böcek olarak uyanmak istiyorum. Evimin olduğu sokağın yollarında uçmak, çiçeklerini daha yakından görebilmek, yolun ızgaralarından karanlık ve fantastik labirentlere dalmak istiyorum… Arkamda bıraktığım insanları izlerim belki de. Yeniden doğmuş bir böceğin psikolojik çözülmeleri… </font>
</p>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif">♣ Kontrolün sende olmadığı bir hayat, aslında sana ait değildir. Sen aslında hiç yaşamadın… </font>
</p>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif">♣ Keşke bir kedim olsaydı… </font>
</p>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif">♣ Kanoları oldum olası güvensiz bulmuşumdur zaten… </font>
</p>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif">♣ Gerekenden fazla muhasebe yaptım hep, yaşadım işte… </font>
</p>
<p align="center">
<font face="Arial"></font>
</p>
<p align="center">
 
</p>
<p align="center">
<font face="Arial"></font>
</p>
<p align="center">
<font face="Arial"></font>
</p>
<p align="center">
<font face="Arial"></font>
</p>
<p align="center">
<font face="arial,helvetica,sans-serif"></font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Tamamen soyut bir uçak yolculuğu neticesinde, Atlantis’i keşfettim… Fakat o kahrolası antik yazarların, şarapla bulanmış kafalarında oluşturdukları ütopyadan eser bile yoktu… Sonu olmayan bir çöle düştüm… Sanrılarla boğuşuyorum… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Size söylüyorum; neolitik devrimden habersiz, kapitali “yaşam” sanan ve hayatında gördüğü en fantastik yerin, bir ay önce arka sokakta açılan alışveriş merkezi olduğunu düşünenler: Issız bir yere düştüğünüzde, yanınıza alacağınız her şey sadece sudan ibaret olmalı. Sadece su… </font>
</p><br>
<p align="center">
<font size="4"><font face="courier new,courier"><strong>"Ve Rab gördü ki, yeryüzünde adamın kötülüğü çoktu, ve her gün yüreğinin düşünceleri ve kuruntuları ancak kötü idi ve Rab dedi, Yaratığım adamı ve hayvanları, sürünenleri ve göklerin kuşlarını toprağın yüzü üzerinden sileceğim, çünkü onları yaptığıma pişman oldum.”</strong> </font></font>
</p>
<p align="center">
<font size="4"><strong><font face="courier new,courier">Eski Ahit, Tekvin Bap 6</font></strong> </font><br>
</p><br>
<p align="center">
<font size="4"></font>
</p>
<p align="center">
<font size="4"></font>
</p>
<p align="center">
<font size="4"></font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Derken alarm çalmaya başlar… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Ruh bir rüyadan uyanır. Adı hayat olan başka bir rüyaya dalar… Güneş doğar, gölgeler küçülmeye başlar.  Kalp sevgilinin sıcaklığını duyar ve konuşur: O da uyandı… Seni hissediyor... Seni düşünüyor... Seni özlüyor… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">İnsan sevgi için var. Ruh eşini bulmak ve onu sevmek kadar mutluluk veren bir şey daha yok yeryüzünde… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Aşk üzerine yazılanların ne kadar öznel olduğunu anlıyor insan, aşık olunca… Çünkü her aşk kendi hikayesini yazıyor… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif"></font>
</p><br>
<p align="center">
<font face="courier new,courier"><font size="4"><strong>"Dünya ve kumlar yanıyor. Yüzünüzü yanan kumlara ve yolların toprağına dayayın. Çünkü aşk ile yaratılmış herkes bunun izini yüzünde taşımalı ve bu yara görülmeli. Bırakın kalbinizin yarası görülsün, çünkü sevgi yolunda yürüyenler bu yaralarından tanınırlar."</strong></font> </font>
</p>
<p align="center">
<font face="courier new,courier" size="4"><strong>Hz. Muhammed </strong></font>
</p><br>
<p>
<br />
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Gözlerim kapalı, ayaklarım yere olabildiğince sert ve güçlü basıyor; kollarım açık bekliyorum… İçten, ince bir merakla: Geliyor mu? </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Derken tekrar alarm çalmaya başlıyor, ürküyorum… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Uçsuz bucaksız Atlantis çölüne döndüm, uçağımın düştüğü çöle… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Susuzluk… Düş içindeki düş… Hatta o düşün de içindeki düş… </font>
</p>
<p>
<font face="arial,helvetica,sans-serif">Geliyor… </font>
</p><br>
<p align="center">
<font face="courier new,courier"><font size="4"><strong>“Sevgi sabırlı ve sevecendir; sevgi kıskanç kibirli yada gururlu değildir; sevgi hasta yapılı; egoist yada rahatsız edici değildir; sevgi; yanlışların hesabını tutmaz; sevgi şeytanla mutlu değil, gerçekle mutludur. Sevgi asla vazgeçmez; inancı, umudu ve sabrı asla başarısızlığa düşmez. Sevgi; başı ve sonu olmayan bir şeydir... İnanç, umut ve sevgi. İşte bu üçü önemlidir. Ama en büyükleri sevgidir.”</strong></font> </font>
</p>
<p align="center">
<font size="4"><font face="courier new,courier"><strong>Hz. İsa</strong> </font></font>
</p>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Deus ex machina</title>
<link>http://panhaema.com/137</link>
<comments>http://panhaema.com/137#yorumlar</comments>
<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 14:30:07 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font face="Times New Roman" size="3">Evet, bir Pazar girdisi daha şiddetli hava muhalefeti ve Machinae Supremacy – Erecta my hamburger baby eşliğinde başlıyor…</font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font face="Times New Roman" size="3"><a href="http://www.lastfm.com.tr/music/Machinae+Supremacy" title="http://www.lastfm.com.tr/music/Machinae+Supremacy">Machinae Supremacy</a>. Biraz bahsetmezsem, haksızlık olur. Kendileri, şarkının titrinden de anlaşılabileceği üzere, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Elektron_SidStation" title="http://en.wikipedia.org/wiki/Elektron_SidStation">Sidstation synthesizer</a> hastası arkadaşlar. Commodore denince akla gelen ilk detaylardan biri olsa gerek SID. Efsanevi bir şey; hala daha çözebilmiş değilim, acaba sadece retro bir özlem mi? Yoksa zamanın ötesinde elektronik bir yaklaşım mı? Sanırım cevabı olmayan sorulardan bunlar… Machinae Supremacy, <a href="http://www.google.com/search?hl=tr&q=sid+metal&lr=" title="http://www.google.com/search?hl=tr&q=sid+metal&lr=">SID Metal</a> olarak müzik literatürüne geçen bir türün öncülerinden. Bu ülkede de SID ile ilgilenen bir sürü insan var…</font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font size="3"><font face="Times New Roman">Sanırım sonunda kendi mobil mucizemi buldum. <a href="http://eeepc.asus.com/tr/index.htm" title="http://eeepc.asus.com/tr/index.htm">Eee pc</a>’nin <a href="http://eeepc.asus.com/tr/product.htm" title="http://eeepc.asus.com/tr/product.htm">2G Surf</a> modelini özlemle bekliyorum. Bu ayın sonuna doğru ülkemizde de satışa çıkması bekleniyor. Çok hoş ve ince düşünülmüş ayrıntıları okumayı size bırakıyorum. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Solid-state_drive" title="http://en.wikipedia.org/wiki/Solid-state_drive">Solid-state</a> denildi mi kopuyorum ben zaten, sinirlerim bozuluyor bir anda <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif"></img></font></font>
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font face="Times New Roman" size="3">Eee pc’nin pazar başarısı önümüzdeki günlerde daha net incelenebilir olacak. Ama şimdiden görünen o ki, Linux sempatizanlarını ve kullanıcılarını kendinden geçirmiş durumda. Aslında bu ASUS’un ilk denemesi değil bu bağlamda. <a href="http://shiftdelete.net/site/index.php?option=com_content&task=view&id=3049&Itemid=1" title="http://shiftdelete.net/site/index.php?option=com_content&task=view&id=3049&Itemid=1">P5E3</a> isimli modellerinde <a href="http://www.splashtop.com/index.php">splashtop</a> ve <a href="http://matchbox-project.org/" title="http://matchbox-project.org/">matchbox</a> kullanılarak, bilgisayar açıldıktan 5 sn sonra internete girmek, skype kullanmak v.s. mümkün hale gelmişti. Eee pc ve P5E3… Amiyane tabiriyle deliler gibi satıyor… Bu arada Eee pc Xandros temelli bir sistemle geliyormuş, öntanımlı olarak.</font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font face="Times New Roman" size="3">Tabi Eee pc’nin hedef kitlelerinden biri de Linux kullanıcıları olunca, iş software hacking de kalmıyor, hardware hacking yapılıyor. <a href="http://beta.ivancover.com/wiki/index.php/Eee_PC_Internal_Upgrades" title="http://beta.ivancover.com/wiki/index.php/Eee_PC_Internal_Upgrades">GPS, Bluetooth, N Draft, FM</a> falan…</font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font size="3"><font face="Times New Roman"><span> </span>“Ayyy!<span>  </span>Ne güzel… ASUS’da özgür yazılımları destekliyor” şeklinde yaklaşanlar için, desteğin doğrudan değil dolaylı olduğunu vurgulamak adına bir anekdot vereyim: Model bazlı olarak, gelişmekte olan bazı ülkelere ihraç ettikleri Eee pc'lerde, RAM yükseltilmesini engellemek adına, RAM’i slota lehimliyorlarmış… Farklı farklı yerlerden okudum bunu, komik geldi açıkçası… 3. Dünya ülkelerinin üst sıralarında yer almayı sindirmek yetmiyor bazen. Yer yer havya da yokmuş gibi davranmak gerekiyor anlaşılan…</font></font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="background: #f8fcff">
<strong><em><span style="font-size: 12.5pt; color: black; font-family: Arial">Deus ex machina [1]</span></em></strong><span style="font-size: 12.5pt; color: black; font-family: Arial"> (<em>deus ex māchinā</em>, çoğulu <em>deī ex māchinīs</em>); bir kurgu veya drama da beklenmedik, yapay veya imkansız bir karakter, alet veya olayın senaryo akışı içinde beklenmedik bir yerde aniden ortaya çıkması, örneğin anlatıcının bir anda uyanıp her şeyin rüya olduğunu anlaması veya aniden ortaya çıkan bir meleğin sorunları çözmesi için kullanılan Latince kalıp. Birebir çevirisi "makineden tanrı" olup, antik Yunan tiyatrosunda bir tanrıyı canlandıran karakterin bir vinç (machina) yardımıyla yukardan indirilmesi anlamında kullanılmaktaydı. <br><br>Antik Yunan döneminde yazılan tiyatro eserlerinde, eser yazarlarının çok sık başvurduğu bir yöntemdir. Hikayenin gidişi öyle karmaşık, içinden çıkılamaz bir hal alır ki, artık yazarın üretebileceği ilginç bir çözüm kalmaz. Ve sıklıkla başvurulan bir yöntem olarak da mitolojik tanrılar bir anda ortaya çıkarak olaya müdahale eder, ölmesi gerekeni öldürür, kurtarılması gerekeni kurtarırlar.<br><br>[1] <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Deus_ex_machina">http://tr.wikipedia.org/wiki/Deus_ex_machina</a>'dan alındı.</font></span></p>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Pseudo Trio</title>
<link>http://panhaema.com/136</link>
<comments>http://panhaema.com/136#yorumlar</comments>
<pubDate>Sun, 27 Jan 2008 04:33:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3"><img src="http://panhaema.com/uploads/pa.jpg" border="0" alt="http://panhaema.com/uploads/pa.jpg" title="http://panhaema.com/uploads/pa.jpg" width="206" height="480" align="right" />R&uuml;zgar ruhumu yaprak misali savururken bu ıssız sokakta,<br />
Kalbim sokak lambalası misali, karanlık yolları aydınlatır. </font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">Ruhum kaldırımlardan, sendeleyip d&uuml;şerken yola,<br />
Kalbim yolun dehlizlerinden, akarsuya, denize karışır. </font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">Bulut yağmura k&uuml;sm&uuml;ş, varsın yağmur yağmasın,<br />
Kalbim yağmuru g&ouml;zlerimde yaşatır. </font>
</p>
<font face="times new roman,times" size="3">
<hr />
</font>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">Şimşekler r&uuml;zgarlarla, yağmurlar bulutlarla, g&uuml;neş ayla kavgalı... </font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">G&ouml;ky&uuml;z&uuml; denizlerinde s&uuml;z&uuml;len kayıklar g&ouml;r&uuml;yorum, sessizce salınırken semaya,&nbsp;sakin&nbsp;tınılar duyuyorum...<br />
</font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">G&uuml;neş doğuyor... </font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">İkarus'un tutkusu akla girmesin bir kere; yavaş yavaş eriyorum... </font>
</p>
<font face="times new roman,times" size="3">
<hr />
</font>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">De facto d&uuml;şlerin, maksimum d&uuml;zensizliğe &ouml;zlemi: Aşk... </font>
</p>
<p align="center">
&nbsp;
</p>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Hisseli Korkular Kumpanyası - Kısa İzlem 3 (Ateş)</title>
<link>http://panhaema.com/135</link>
<comments>http://panhaema.com/135#yorumlar</comments>
<pubDate>Sun, 06 Jan 2008 17:38:20 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<img src="http://panhaema.com/uploads/ktsa.jpg" border="0" width="253" height="443" align="left" />Son savaştan sonra d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;m yeri, evimi tanımakta zorluk &ccedil;ekerken... Uzun zamandır g&ouml;rmediğim insanların, daha ilk karşılaşmada bana dair kaybolan ne varsa y&uuml;z&uuml;me vurmalarına alışmaya &ccedil;alışırken, prensesimin mahzene kapatıldığını fısıldadı titrek bir ses... Oysaki bir daha savaşmayı d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordum. Kazandığım her zaferin tecrubesini, bilgeliğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rme &ccedil;abasında olacak ve huzur i&ccedil;in dua edecektim. Bunu uzun uzun d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m savaş sırasında: &quot;Bu sefer de diri &ccedil;ıkmayı başarabilirsem, evet, bu sefer de kurtulabilecek kadar şanslıysam; bir &ouml;m&uuml;r boyu yanlızca huzur i&ccedil;in dua edeceğim!&quot;. En azından denemiştim... <br />
<br />
O titrek sesten sonra hissedebildiğim tek şey, i&ccedil;imdeki korun yavaş yavaş alev almasıydı. İ&ccedil;imdeki nefret, ızdırabımla birleşiyor; &ouml;fkem g&ouml;zlerimle yer değiştiriyordu. Karışan ruhum, o koru alev alev yanana kadar besledi. Bazıları i&ccedil;in aptalca bir cesaret g&ouml;sterisidir, bir şatoya tek başına saldırmak. Aslında benim i&ccedil;in de &ouml;yleydi. Ta ki hayallerim benden alınana kadar...<br />
<br />
Ejderhalardan korkardım. K&uuml;&ccedil;&uuml;kken hikayeleriyle beslenen her &ccedil;ocuk gibi. Hem de &ccedil;ok korkardım... Ama artık bir anlamı yok. Kalbim b&uuml;t&uuml;n bedenimi yakıyor! Ben zaten yanıyorum, ejderhalar kimin umrunda? Alevlerin i&ccedil;inden ge&ccedil;tim. Yanmadan. Acı &ccedil;ekmeden. V&uuml;cuduma defalarca han&ccedil;erler sokuldu, kılı&ccedil;lar defalarca kesti. Hissedemedim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; daha b&uuml;y&uuml;k acılar i&ccedil;erisindeydim...<br />
<br />
Korkuyu unuttuğumu sanıyordum... Tekrar hatırladım: Kaybetme ihtimali... &quot;Seni senden uzak savaşırken bile kaybetmedim&quot; diyordum kendi kendime. &quot;Senin i&ccedil;in savaşırken bu asla olmaz!&quot;... Gerekirse senin i&ccedil;in kendimden de vazge&ccedil;erim. Ama senden asla...
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Kesilen nefesler, kaybolan bir ruh...</title>
<link>http://panhaema.com/134</link>
<comments>http://panhaema.com/134#yorumlar</comments>
<pubDate>Tue, 25 Dec 2007 22:27:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
Olmadı b&ouml;yle diye bir ses y&uuml;kselirken... 
</p>
<p>
Terk eyleme isteği dile gelir. Mekan durur, zaman durur... Nefes verilir ama geri alınamaz. Nefes, ruhatan, ruh da bedenden kayıp gider... Bu yaşta &ouml;lmek, beklenmedik bir şeydi... Kalp isyan eder: &quot;&Ouml;lmedin, terk edildin sadece!&quot; Keşke &ouml;lseydim der ruh: &quot;&Ouml;lseydim de bir hayat bağladığım nefesi keybetmeseydim. Keşke, sussaydım da dile gelmeseydim. Keşke ben bu değilim demeseydim...&quot; Ruh kaybolur karanlıkta, nefes zaten yoktur artık. Bir ruh kaybolmuş &ccedil;ok mu? Yaşamın ızdırabı toprakta son bulmuş, garip mi? Nefes zaten yorgundu ciğerlerde kavrulmaktan, değil mi? <br />
<br />
Kalpteki yaralar kutsaldır, &ccedil;&uuml;nk&uuml; hepsi sevgiyle deşilmiştir. Hi&ccedil; kapanmaz, s&uuml;rekli oluk oluk kanar derken; kalp de isyan eder... G&ouml;zde yaş, kalpte kan, bedende ruh kalmamış; bu karanlık garip mi? Ruhun dostu nefes gitmiş, artık cennetten ona ne? 
</p>
<p>
Beden soğur, ruh uzaklaşır... 
</p>
<p>
&Ccedil;anlar beden i&ccedil;in &ccedil;almaktadır... Usulca fısıldanır: &quot;Senin de &ouml;lmeden mezara girme vaktindir...&quot; Nefes k&uuml;sm&uuml;ş, ruh k&uuml;sm&uuml;ş, kalp k&uuml;sm&uuml;ş. Beden cenneti neylesin...<br />
<br />
Ey aşk...  
</p>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Aşk geldi...</title>
<link>http://panhaema.com/133</link>
<comments>http://panhaema.com/133#yorumlar</comments>
<pubDate>Sun, 23 Dec 2007 19:58:27 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<strong>Aşk geldi...<br />
Akan kanım aşk oldu damarlarımda ve kapladı bedenimi...<br />
İlkin boşalttı beni benden ve dost ile doldurdu sonra her şeyimi...<br />
Dost ş&ouml;yle kapladı ki b&uuml;t&uuml;n zerrelerimi, şimdi yalnızca bir ad kaldı benden bana; gerisi hep o oldu...</strong>
</p>
<p>
Havadaki kasvet biraz da benden. Ruhun esareti g&ouml;n&uuml;ll&uuml; ama; yar'a ulaşamama korkusu var. Ruhu kaybetme korkusu var. Şu koskoca alemde yanlız bir kul olma korkusu var. G&ouml;zlerinden akan yaşları silememe korkusu var... Nicesi, sana yaklaşıp, seninle &ouml;lememe korkusu var...<br />
</p>
<p>
Nefeslerim sayılı, adımlarım azalıyor olsa da; g&ouml;zlerinde &ouml;l&uuml;ms&uuml;zleşse de yaşam, damarlarımdan sen akıyor olsan da, tenim titriyor yokluğunda. D&uuml;ş&uuml;ncelerim solarken alabildiğine, aldığım nefesler intihar naraları atıyor ciğerlerimde...<br />
</p>
<p>
Mevsimsiz d&uuml;şen yapraklar gibi, ansızın ruhum d&uuml;ş&uuml;yor bedenimden; hayat duruyor artık...<br />
</p>
<p>
Bah&ccedil;elerim, &ccedil;i&ccedil;eksiz sensiz; sevince sevdam, susunca kalbim yansa da, ben bende değilim sensiz...<br />
</p>
<p>
Hayallerden sual olunmazmış ki; gel artık, sadece ben değil, bah&ccedil;emdeki vişne ağa&ccedil;ları da sensiz...
</p>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Sürü</title>
<link>http://panhaema.com/132</link>
<comments>http://panhaema.com/132#yorumlar</comments>
<pubDate>Mon, 26 Nov 2007 19:18:29 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
Bakış a&ccedil;ısı kadar &ouml;nemli bir şey daha yok şu yaşamda. &Ouml;yle bir bakarsınız ki hayata, her şey bir oyundan ibaret oluverir. Ya da &ouml;yle bir bakarsınız ki yaşadığınız her an, beyninizdeki depremlerden ibaret olur... 
</p>
<p>
Kim aksini kanıtlayabilir ki kollektif bir sanrının:&nbsp;Bilen olduğunu sanmak, ahlaklı olduğunu sanmak, modern olduğunu sanmak, inanan olduğunu sanmak, ırk olduğunu sanmak, devlet olduğunu sanmak. Ve daha bir s&uuml;r&uuml; şeyi sanmak... Tamamen kollektif bir bakış a&ccedil;ısının&nbsp;portresi değil mi sizce? Daha da acısı; kollektif zekanın, fevkalade geri zekalı olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rmez mi kimseye? 
</p>
<p>
Hayattaki yeriniz, hayata bakışınızla ilgili. &Ouml;yle bir bakarsınız ki hayata, yıllar sonra ger&ccedil;ekleşecek sosyal evrimleri bug&uuml;nden&nbsp;yaşarsınız. &Ouml;yle bir bakarsınız ki toplum, s&uuml;r&uuml;d&uuml;r; ayrılmaya başlarsınız... &Ouml;yle bir bakarsınız ki yaşamın kendisi sanal bir şeydir zaten, sadece internetin kendisi değildir &quot;sanal alem&quot;... 'Nedensellikle a&ccedil;ıklayamayacağı şeyler i&ccedil;in, aptalca tabulara itilmeyi hazmedemeyenlerdir yaşayanlar' der bir ses. Kopmaya başlarsınız s&uuml;r&uuml;den...
</p>
]]>
</description>
</item>
</channel>
</rss>
