<?xml version='1.0' encoding='UTF-8' ?>
<rss version='2.0'>
<channel>
<title>panhaema.com</title>
<link>http://panhaema.com</link>
<description>Her yer kanla kaplı...</description>
<language>tr</language>
<generator>panhaema.com rss robotu v1.7 (MetaCat)</generator>
<item>
<title>Dünya'nın en gerçekçi platform oyununa doğru... DAN the MAN</title>
<link>http://panhaema.com/154</link>
<comments>http://panhaema.com/154#yorumlar</comments>
<pubDate>15.05.2010 09:29:56 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<center>
<object width="480" height="385"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/SEVU-YLpM8A&hl=en_US&fs=1&rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/SEVU-YLpM8A&hl=en_US&fs=1&rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed></object>
</center>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>30-3 ekonomik göstergeler / tüm sevdiklerime itafen</title>
<link>http://panhaema.com/153</link>
<comments>http://panhaema.com/153#yorumlar</comments>
<pubDate>23.03.2010 21:46:34 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><img src="http://panhaema.com/uploads/stars&sky.jpg" border="0" alt="http://panhaema.com/uploads/stars&sky.jpg" title="http://panhaema.com/uploads/stars&sky.jpg" /><br /></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>Yazmak için motivasyon gerek. Bense uzun zaman sonra, yeniden biriktirmeye </em><span style="font-size: 10px; "><span style="font-size: large;"><em>başladım motivasyon</em></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: large;"><em>larımı</em></span></span><span style="font-size: large;"><em>  <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></em></span></span></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>İlhama muhtacız hepimiz...</em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>90'lı yılların başındayız. Gökçeada'dayım. Sıcak bir yaz gecesi, sahil boyundaki yolda yürüyorum. Tek başımayım. Saat gece yarısını geçeli çok olmuş. Etrafta çıt yok. Ara sıra dalga sesleri duyuyorum. Denizden gelen sesleri hep huzurlu bulmuşumdur... Birden sahil yolunu aydınlatan bütün lambalar sönüyor. Etraf zifir-i karanlık oluyor. Tedirginliğim yükseliyor. Sağa, sola, önüme, arkama bakıveriyorum bir çırpıda. Olası bir tehlikeyi ararken, gökyüzüne gözüm takılıyor bir an. Tam bir şölen, o kadar karmakarışık ve büyüleyici ki... Ne zaman gökyüzüne baksam, hayatım, sorunlarım, hırslarım, düşmanlarım, dostlarım ve ben; o kadar küçülüyoruz ki... Güçlü bir lodos alıyor birden beni benden. Adeta uçuyorum kendi kendime, ayaklarım yerden kesilmeden. Dalga sesleri büyüyor kulaklarımda. Nereye gideceğimi unutuyorum. Dünya ile bağlarım kopuveriyor. Gökyüzünü izlerken; dalga seslerini dinlemek ve rüzgar yüzüme vururken, kumlarda uzanmak. Hayatımda bu kadar ben olduğumu hissettiğim çok az anım var. Gün ağarırken birileri yaklaşıyor bana doğru. Ben Dünya'ya güneşle beraber geri dönerken. Ailem... Deliye dönmüşler. Henüz 10 yaşındaydım o zaman. O yaz, bir daha yalnız dışarıya çıkamadım. Neredeyse psikologa götüreceklerdi beni, o gece yüzünden <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>30'a 3 kala, şimdiki zaman. Çoğu kez düşündüm bu anımı. Her seferinde daha güçlü hissettim kendimi... Siz ne kadar dolu yaşıyorsunuz, bilemem. Ben çok dolu yaşıyorum, belki o gece hakkında yazdıklarım çok saçma gelir size, kim bilir... Bense şu yaşıma kadar, hayatımın kontrolünü elimde tuttum hep, bu anının bende  yarattığı maneviyatın da etkisiyle. Şöyle bir geriye bakınca, acayip doldurmuşum geçen yıllarımı, pek çok şey yapmışım. Pek çok tecrubem olmuş. Geçen 1-2 yılda bile, maddi açıdan (30'lu yaşların çan eğrisi) bir dönem çok güçlüymüşüm, bir dönem iflas etmişim...</em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>Şimdilerde yükseliyorum yeniden. Daha sakin düşünmeyi öğrendim; sadece 2 yılda <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>Hepimiz, mütemadiyen, testilerimizi elimizden düşünüyoruz, kırıyoruz; hayat yolculuğumuz devam ederken.</em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: small;"><span style="font-size: large;"><em>Önemli olan yürümeye devam etmek... </em></span></span></p>
<p style="text-align: center; "> </p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: small;"><span style="font-size: large;"><em>Çünkü amaç: Yolculuğu bitirmek, testi taşımak değil sevgili fani dostlarım.</em></span></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>Güçlü olmayı öğrenin...</em></span></p>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Der Fuehrer's Face</title>
<link>http://panhaema.com/152</link>
<comments>http://panhaema.com/152#yorumlar</comments>
<pubDate>21.03.2010 12:02:20 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>Sümerler <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Svastika">svastika</a>yı kullanmaya başlayalı 6000 yıl olmuş. Geçtiğimiz yüzyılda Avrupa'da yaşananları ve artık svastikanın insanların zihninde nelerle eşleşmiş olduğunu öngörörebilselerdi, yüzlerinde nasıl bir ifade olurdu çok merak ediyorum...</p>
<p> </p>
<p>İnsanlık olarak hafızamız çok zayıf vesselam... Geçen akşam ne yediğimizi bile zar zor hatırlayabilirken; kimsenin binlerce yılı, her sosyal infialde aklında tutmasını beklemiyorum tabi. O kadar da zeki değiliz... Hiç olmadıkta zaten. Bunun en güzel kanıtı: "Tarih tekerrürden ibarettir".</p>
<p> </p>
<p>Sıkıldık değil mi? Haydi daha eğlenceli şeylere akalım o zaman <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /> Disney, bu sıralar <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Epic_Mickey">Epic Mickey</a> adlı bir wii platformu oyunu projesiyle yeniden çehre değiştiriyor gibi görünse de hiç bir şey geçmişten alınan o zevk kadar mühim değil... Hayatın anlamı, mutlu anılarda gizlidir derler ya; bakın bakalım Donald Duck (memleketinin propagandasını yaparken) ne tür anılardan dem vuruyor. Ve kollektif hayatımız neden bir türlü "mutluluk" bulamıyor...</p>
<p> </p>
<p> </p>

<object width="640" height="385">
<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/iumEGAUceDg&hl=en_US&fs=1&rel=0" />
<param name="allowFullScreen" value="true" />
<param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" src="http://www.youtube.com/v/iumEGAUceDg&hl=en_US&fs=1&rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed>
</object>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Silahların gölgesinde yüz elli sekiz gün</title>
<link>http://panhaema.com/148</link>
<comments>http://panhaema.com/148#yorumlar</comments>
<pubDate>17.10.2009 21:10:43 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>02/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Selamlaşma d&uuml;rt&uuml;s&uuml;,</p>
<p>Bir t&uuml;r, ben dostum, sana zarar vermeyeceğim ifadesi. Selamlaşma isteğinin y&ouml;n bulmaması, i&ccedil; huzuru ka&ccedil;ıran bir durum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Terzi,</p>
<p>Vitamin talebi y&uuml;z&uuml;nden işini yapmamayı se&ccedil;ebilen yine de gelme ihtimaline binayen &ccedil;alışabilen kişi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>06/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yıldırım,</p>
<p>Garip bir bunalım. Hissiyatı bozuk bir g&uuml;n. Sa&ccedil;ma d&uuml;zenlerin d&uuml;zensiz dağılım gecesine hazırlık.</p>
<p>İ&ccedil;inde yaşama, dışarısıyla bağ kurmama. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; d&uuml;şlediğim r&uuml;yaya d&ouml;n&uuml;ş isteği.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>07/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;&ouml;le d&ouml;n&uuml;ş,</p>
<p>Onca insan arasında tamamen yapayanlız. Bitkin ve yorgun... Bomboş bir bakış. Hayata dair tek duruş. Bomboş bir bakış...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>12/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Par&ccedil;alanmak,</p>
<p>S&uuml;z&uuml;len kanlar ve sarkan et par&ccedil;aları. Donuk bi ifadeyle birlikte. Kendi başına gelme korkusuyla saklama / saklanma isteği.</p>
<p>Evet, insanlar boşuna korkmuyorlar...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>16/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yanlızlık,</p>
<p>Anlatırken kullanacağım &ccedil;&ouml;l tasvirinin ne kadar da basmakalıp olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m tarif. Derin boşlukların i&ccedil;inde kaybolup, sonsuza kadar d&uuml;şmek. Tek başına...</p>
<p>Sabaha karşı yaşanan tek kişilik psikolojik &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeler piyesi... Hızlıca kalkmalısın Uğur...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>22/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hafıza,</p>
<p>İşlerken bir g&ouml;kkuşağı ş&ouml;leni. Renk renk anılar, tebess&uuml;mler ya da &uuml;z&uuml;nt&uuml;ler demeti.</p>
<p>Karanlık iken başıboş hissetme, kendinden uzaklaşma hali. Ait olduğun yaşamı kaybetmek...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>03/07/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hi&ccedil; bir şeye sana i&ccedil;erlediğim kadar i&ccedil;erlemiyorum...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>16/07/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sancılı (FMF), sancısız (cilbert) hastane g&uuml;nleri... &Ouml;yle g&uuml;nler ge&ccedil;miş ki "&ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r" dedirten yer. K&ouml;t&uuml;n&uuml;n iyisi kavramı.</p>
<p>Az kaldı...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>28/07/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sen, g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m iyilerin en iyisi, beyazların en beyazı, meleklerin en masumusun...</p>
<p>Beyazlar giyen agresif meleklerin arasında...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sabır... Bunca g&uuml;n sadece bunu &ouml;ğretti.</p><meta name="date" content="17.10.2009 21:10:43">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Wii, labelflash, pygame ve egzantrik hayat notları </title>
<link>http://panhaema.com/144</link>
<comments>http://panhaema.com/144#yorumlar</comments>
<pubDate>21.03.2009 23:57:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium">Uzun zaman olmuş yazmayalı...<br /><br />Geçen onca zaman, pek çok şeyi değiştirdi tabi. Hepsini yazmak uzun bir mesai gerektirirdi. Benden bir şekilde haber alamayan insanlar için de biraz bu paragraf. Ben iyiyim <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">  Bazılarınıza uzun zamandır ulaşmadım, farkındayım. Aynı zamanda hepinizin burayı takip ettiğini de biliyorum. Hepinizi seviyorum...</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />2005 yılında bu alan adını aldığımda, teknoloji güncesi olarak nitelediğim bu şey ana erişimde iken, kurduğum firma bu siteye ait bir sub-domain den yayın yapıyordu. Firmanın neden/nasıl battığını anlatmama gerek kalmadı sanırım? <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /> <span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">O zamandan bu zamana neşemi pek kaybetmediğimi umuyorum. O zamandan bu zamana bir şeyi iyi kavradım, özümsemek zorunda kaldım ya da. Bu gezegen'de yaşayan herkesin, hepimizin; dostlarımızın, arkadaşlarımızın ve hatta düşmanlarımızın, belki de hayatta hiç olmadıkları kadar birbirlerine yaklaştıkları bir nokta var. Sonlarımız... Yaşarken bu ortak noktayı unutmamak gerek. Kim bilir belki de daha çok ortak nokta bulmamıza yardımcı olur bu paydayı akılda tutmak.</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Vasiyetimi yazıyor gibi girdim konuya ama zihnim fevkalade kaotik çalışmakta her zamanki  gibi <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium">Konuyu değiştiriyorum hemen. Son bir nokta: Nisan ayında askere gidiyorum (aslında bunu yazmayıp, neden aramıyorsun diye sitem edenlere bahane yapacaktım ehehe). <br /><br />Şöyle aklımdaki bir kaç konuyu buraya not etmek istiyorum müsadenizle:<br /><br />Wii maceram hakkında ilk notlarım:<br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/wii.jpg" border="0" alt="wii" title="wii" width="300" height="300" align="right" />Sistemin yapısından, kararlılığından genel olarak memnunum. Zira çok yoğun stres testleri uyguladığımı söylemem gerek. Yanlız bu aleti diğer konsollardan daha dikkatli kullanmak gerek. Aklınıza gelen ilk şey değil bunu yazarken düşündüğüm. Evet, remote ve nunchuk'ı tv'ye sokmak, tabloları ve vazoyu ziyan etmek mümkün. Fakat daha farklı bir şey var: Ellerinizin haketlerini, vücudunuzun ivmesiyle birlikte kullanıyorsunuz. Bu simülasyon sırasında beyin gerçekten garipleşebiliyor.<br /><br /> Hareket eden uzuvlarınız, doğada davrandığı gibi davranıyor tam olarak. Remote'u gereğinden fazla sıkmak, nunchuk'ın yön kolunu kanırtmak vs gibi. Nintendo, ürün piyasaya çıkmadan önce bu durumun farkındaydı bana kalırsa. Açık söyleyeyim ben de sağlamlaştırmak adına en ufak bir adım dahi atmazdım kontrol ünitelerini <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">  Wii arızalarının % 90'i remote ve aparatları etrafında yoğunlaşıyor bu bağlamda. Bu arızaların tamamına yakını, benim tabirimle "istemsiz kullanıcı hatası". Bu tür arızalarda, hemen hemen hiç bir uluslararası garanti protokolü müşteri lehine cevap vermiyor. Çok zekice tasarlanan kontrol ünitesi, aynı zekilikle  firmaya ekstra bir gelir sunuyor. Nedense bu konuyla ilgili kızamıyoruz Nintendo'ya, Wii kullanıcıları olarak. Ortaya konan şeyin keyfi daha ağır basıyor sanırım.</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Yanlız hemen hemen her profesyonel Wii kullanıcısının delirdiği bir nokta var ki, hakikaten anlamak güç Nintendo'yu. Öyle bir konsol yapacaksınız ki sınırları gökyüzüne bakmakla eşdeğer olacak. Sonra öyle bir yazılımla donatacaksınız ki bu sınırsızlığın yakınından bile geçmeyek. Yapılan güncellemelerin çoğu yersiz ve yapılan hack'leri örtüp, etkisiz bırakmaya yönelik olacak. Wii firmware'leri çok eksikler, donanımı efektif kullanmaktan oldukça uzaklar şu an. Tabi bu bakış açısı, konsola bir oyun aracı ya da daha fazlası olarak bakmakla da şekil değiştirebilir. Nintendo, lanse ederken "daha fazlası" diyordu...<br /><a href="http://guides.ign.com/guides/748589/"></a><br />Firmware demişken akla gelne bir diğer konu da <a href="http://hbc.hackmii.com/">Homebrew Channel</a>. Homebrew, wii'nin ilk oyunlarından olan <a href="http://guides.ign.com/guides/748589/">The Legend of Zelda: Twilight Princess</a>'deki bir açığı kullanarak yüklenmekte. Yüklenen kanal, wii'deki yazılımsal modifikasyonun beşiği olmakta. Ondan sonra yapamayacağınız çok az şey kalıyor. Linux boot etmek, mplayer ile dvd, divx vs izlemek (Nintendo offical olarak dvd izleme desteği sunmuyor hala ama planları varmış bu konuyla ilgili hihi) hatta backup oyunları oynamak (mod-chip olmaksızın) sadece bunlardan bir kaçı.<br /><br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/smg-l.png" border="0" alt="super mario galaxy" title="super mario galaxy" width="385" height="250" align="left" />Nintendo prensip sahibi, saygı gören ve bu saygıyı da hak eden bir firma genel olarak. Şimdi de size şunu anlatayım: Wii'nin babası konumunda olan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Nintendo_GameCube">GameCube</a> konsolu için bir oyununuz var. wii'de pek tabi ki bu oyunu oynamanız mümkün ama bazı gereksinimler var. GC game pad'ine ihtiyacınız var. Bunu anlayabiliyorum. Ne de olsa tasarım, bu pad ekseninde şekiillendi. Ama bir de Game Cube hafıza kartuşuna ihtiyacınız var ki 2 gb sd kart taktığım, dahili hafızası 512 mb olan bir cihazın, o taş devrinden kalma kartuşu bulmazsan, save edemezsin demesi de tam bir hayal kırıklığı... Bir de usb 2.0 var wii'nin üzerinde. Hemen heveslenmeyin ama. Şimdilik sadece usb keyboard ve bazı oyunların özel aparatları için destek sunuyor. Ben, bir usb belleğe herhangi bir oyunu save edebilmeliyim diye düşünürken, wii oyunları sd karta ve yerleşik hafızaya, gc oyunları ise sadece gc kartuşlarına save edilebilmekte. Bakış açısı farkının nedeni, remote'un sağlamlığı ile ilgili hikayeyle aynı.<br /><br />wii'nin firmware'lerle ilgili acilen bi şeyler yapması ve homebrew sevenleri pek sıkıştırmaması lazım bana kalırsa. <br /><br /><a href="http://nintendo.com.tr/">Nintendo Türkiye</a> tarafı Wii'nin mevcut sistemi konusunda henüz etkin değil. Konsol üzerinden alışveriş yapmak ve sunulan servisleri kullanmak için başka ülkelerden internete çıkıyormuşsunuz gibi davranmanız gerekiyor. <a href="http://nintendo.co.uk/NOE/en_GB/club_nintendo/club_not_logged_in.jsp">Nintendo Club</a> gibi hem web arayüzü olan, hem de wii ile senkronize olan servislerden bahsetmiyorum bile... Türkiye'de satılan konsollar için (PAL), UK iyi bir seçenek mesela. Gönül ister ki Türkiye'de de bu servisler aktif olsun. Bu durumun bir dezavantajı da online oyun oynama sevisi olan, Nintendo Wi-Fi'da karşımıza çıkıyor. Bazı oyunlarda karşılıklı oyun oynayacak kullanıcı bulmak mümkün olmuyor. Lag durumumuza uygun bir ülke seçmediğimiz için ya da seçtiğimiz ülkeden oldukça uzak olduğumuz için.<br /><br /><br />Bir de wii'nin wireless'ının modem beğenmeme durumu var ki sırf bu yüzden tüm sisteminiz wpa2-psk ile çalışmaya hazırken, wii wpa2-psk kullanan access point'e bağlanamadığı için, wpa-psk kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Nintendo destek sitesinde gayet güzel anlatıyor: "<a href="http://www.nintendo.com/consumer/routers/en_na/routerIndex.jsp">Bazı modemlerle uyuşamıyoruz</a>" diye... Wii alacaklara / internete bağlayacaklara duyurulur...<br /><br />Tüm bunlara rağmen <a href="http://www.tempo24.com.tr/content/newsdetail.aspx?cat=37&newscode=34091">super mario galaxy</a>, hard-core bir oyucu olarak kendini tanımlayan biri olarak şu yaşıma kadar (26) hayatımda gördüğüm en muhteşem oyun...<br /><br /><div style="text-align: center"><img src="http://panhaema.com/uploads/smg.jpg" border="0" alt="super mario galaxy" title="super mario galaxy" width="430" height="320" /><br /></div><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/labelflash.jpg" border="0" alt="labelflash" title="labelflash" width="170" height="150" align="left" />LighScribe teknolojisini bilmeyen yoktur herhalde. CD/DVD etiketleme konusunda bu alanda pek duyulmayan teknolojinin adı ise <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/LabelFlash">LabelFlash</a>. LightScribe'den farkı ise kullandığı medya (ki bulmak pek kolay değil) ve medyayı şekillendiriş biçimi. Medyanın önyüzünü hani şu microsoft'un işletim sistemi disklerindeki gibi hologram görünümünde şekillendiriyor. İşin asıl eğlenceli yanı: labelflash desteği olan her yazıcı da aynı zamanda <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/DiscT@2">DiscT@2</a> adında bir şekillendirme sistemi daha olması. Bu da dvd'nin (evet sadece dvd / eskiden cd'leri de şekillendirebiliyormuşuz ama zaman geçtikçe cd'ler ucuzlamış ~ kar ettirmeyen teknoloji patlıcandır...) veri kısmını şekillendirmenize fırsat veriyor.<br /><br />LablFlash'la tanışmam harici (usb) bir NEC 7633A ile oldu. Bu süreçte, 1 TB büyüklüğünde seagate freeagent ve EEE 1000H de edindim. Freeagent için, söylenebilecek pek bir şey yok. Şık bir cihaz ve işini yapıyor. EEE PC tarafında çok mutluyum. Beklentilerimin üstünde bir cihaz...<br /></span></div><div> </div><div><div style="text-align: center"><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px"><img src="http://panhaema.com/uploads/eee-fa-nec.png" border="0" width="460" height="150" /></span><br /></div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Son olarak programlama:<br /><br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/pygame.gif" border="0" alt="pygame" title="pygame" width="200" height="60" align="left" />Python maceramda, şu sıra yeni gözdem <a href="http://www.pygame.org/news.html">pygame</a>. 1 saatlik bir önbilgi ile neredeyse ufak bir oyun yazdım bile! pygame sadece oyun programlama için değil, kısa yoldan simülasyon yaratmak ve veri görselleştirmek için de çok faydalı bana kalırsa.<br /><br />Şimdilik bu kadar sevgili günlük, tekrar görüşmek üzere...</span>     </div><meta name="date" content="21.03.2009 23:57:46">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Rastgele Modu</title>
<link>http://panhaema.com/143</link>
<comments>http://panhaema.com/143#yorumlar</comments>
<pubDate>06.12.2008 09:50:07 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<img src="http://panhaema.com/uploads/Lorenz_attractor.png" border="0" alt="Lorenz Attractor" title="Lorenz Attractor" width="320" height="320" align="right" />Bu sıralar spor yapmak, rutin hale geldi benim için. Hemen hemen hergün bir aktivite içerisindeyim ve bana iyi geldiğini hissediyorum. Bazen spor için zaman yaratmak, spor yapmaktan daha yorucu olsa da halimden memnunum.
</p>
<p>
Özellikle koşmak gibi konsantrasyon ve enerjiyi doğru kullanmayı gerektiren yorucu bir sporla uğraşmaya başladıysanız, spor yaparken müzik dinlemek, aktivite stratejisi kurmayı ve bu stratejiyi uygulamayı kolaylaştırıyor. İşin özü konsantrasyon aslına bakarsanız.
</p>
<p>
Müzik dinlemek için cep telefonumdan faydalanıyorum genellikle. Yaklaşık 1000 şarkı var içerisinde ve aygıt bu şarkıları “rastgele” yürütmeye ayarlanmış durumda. Buraya kadar her şey normal. Peki ya problem?
</p>
<p>
Açıkçası açıklayabileceğimden bile emin değilim…
</p>
<p>
Bu şarkılar içerisinden bazılarını, her gün en az bir saat müzik dinleyen biri olarak, hiç duymadım. Buna karşın bazı şarkıları her gün en az bir kere dinliyorum. Telefonumun mp3 programında herhangi bir derecelendirme söz konusu değil. Bu durumu fark ettiğimden beri, başlangıç şarkısını hiç dinlemediğim parçalar arasından seçsem de durum değişmiyor. Sonrasında mutlaka her gün duyduğum bir şarkı karşıma çıkıyor. Hatta aynı şarkı ilerleyen listenin devamında 1-2 kere daha karşıma çıkıyor.
</p>
<p>
Her seferinde 1000’de 1 olan aynı parçaya denk gelme ihtimali nasıl oluyor da bu kadar sık karşıma çıkıyor?
</p>
<p>
Şans oyunlarına yönelmeli miyim?
</p>
<p>
Tabi ki hayır.
</p>
<p>
Rastlantı ve Kaos:
</p>
<p>
Mp3 çalarlarda ve daha bir çok basit rastsal sayı üreteci içeren cihazda kullanılan rastsal sayı üreteçleri, aslında o kadar rastsal değiller. Sadece rastgeleymiş izlenimi kazandırmaya çalışıyorlar... [<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%B6zderastlant%C4%B1sal_say%C4%B1_%C3%BCreteci" target="_parent" title="Sözderastlantısal sayı üreteci">Ayrıntıları araştırmak istiyorum derseniz, böyle buyurun</a>]
</p>
<p>
Aslında rastgele olma durumu, o an ölçemediğiniz parametrelerle ilintili. Kimimiz buna şans diyoruz. Fakat düzensizliğin düzeni Kaos ise Higgs parçacığı gibi. İlahi bir güce bağlamak istiyor insan. Neden-sonuç ilişkisi ekseninde yaşadığımız hayatların, bu isteğe katkısı büyük sanırım. 
</p>
<p>
Stephen Hawking, evrenin başlangıcını ararken; ben de mp3 çalarımdaki 1000 şarkı arasından, rastgele moduna rağmen, sıklıkla arka arkaya çalan aynı şarkının nedenini arıyorum…
</p>
<p>
Pseudo Random durumuna rağmen, bu sayının bu şarkıya denk gelmesini bana bilim çerçevesinde kimse izah edemez tabi. Ortada ilahi bir kara mizah var. Her kim buna neden oluyorsa, iyi espriden anlıyor olduğunu söyleyebilirim…
</p>
<p>
Hangi şarkı mı? 
</p>
<p>
Söylemeyeceğim…
</p>
<meta name="date" content="06.12.2008 09:50:07">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Ben aslında çok özelim... </title>
<link>http://panhaema.com/142</link>
<comments>http://panhaema.com/142#yorumlar</comments>
<pubDate>21.09.2008 23:22:33 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[Catharsis diye bir kavram var. Farklı farklı yorumları olsa da defacto tanım, soyutlanmak ve ulaşılamaz olmak ekseninde şekilleniyor. Kimse bu kadar m&uuml;kemmel değil elbette. Zaten kavram, ortaya konan yaratımlarla ilgili.<br />
<br />
Bir &ouml;yle bir b&ouml;yle sosyalleşirken farkettim ki insanlar bir aradayken bazen ifade zorlukları &ccedil;ekiyorlar. Eş-dost'la bir araya geldiğinizde ama&ccedil; genellikle, hep beraber eğlenceli bir şeylere kanalize olmak ya da bir konu uğruna birarada olmak olunca, ifade problemleri pek aleni olmuyor belki de. Bahsettiğim şey iki kelimeyi bir araya getirememe problemi değil dikkat ederseniz. Benim algıladığım gibi misin? Sorusunun yanıtıyla ilgili daha &ccedil;ok. Her insanın incilerini d&ouml;kme yeteneği, karakteriyle ilintili olsa da hi&ccedil; değişmeyen bir şey var: &quot;Ben aslında &ccedil;ok &ouml;zelim&quot; sendromu.<br />
<br />
Modern D&uuml;nya'da k&uuml;ltler oluşturmaktan daha acı bir durum daha var: Bunun farkında olamamak... <br />
<br />
Catharsis'e g&ouml;re, yaratı kendini tanımlamıyor. Yarattığı patetik etki ona bu konumu kazandırıyor. Lacrimosa'yı catharsis yapan şeyle, Michelle'i ahmak yapan şey arasındaki &ccedil;ok ince ayrım bu işte...<br />
<br />
Estetik felsefesiyle, ger&ccedil;ek d&uuml;nyayı nasıl da &ouml;l&ccedil;ekledim. &Ccedil;ok sert bağlantılar kurdum yine... Ben aslında &ccedil;ok &ouml;zelim... HAHAHAHAHAHAH<br />
<br />
<br />
<meta name="date" content="21.09.2008 23:22:33">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>apt-get install wife</title>
<link>http://panhaema.com/140</link>
<comments>http://panhaema.com/140#yorumlar</comments>
<pubDate>22.05.2008 09:56:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<center>
<img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-sealed.gif" border="0" alt="Sealed" title="Sealed" />
</p>
<p>
<img src="http://panhaema.com/uploads/apt-get-wife.png" border="0" alt="http://panhaema.com/uploads/apt-get-wife.png" title="http://panhaema.com/uploads/apt-get-wife.png" width="700" height="240" />
</p>
</center>
<meta name="date" content="22.05.2008 09:56:46">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Pseudo Trio</title>
<link>http://panhaema.com/136</link>
<comments>http://panhaema.com/136#yorumlar</comments>
<pubDate>27.01.2008 05:33:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3"><img src="http://panhaema.com/uploads/pa.jpg" border="0" alt="http://panhaema.com/uploads/pa.jpg" title="http://panhaema.com/uploads/pa.jpg" width="206" height="480" align="right" />R&uuml;zgar ruhumu yaprak misali savururken bu ıssız sokakta,<br />
Kalbim sokak lambalası misali, karanlık yolları aydınlatır. </font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">Ruhum kaldırımlardan, sendeleyip d&uuml;şerken yola,<br />
Kalbim yolun dehlizlerinden, akarsuya, denize karışır. </font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">Bulut yağmura k&uuml;sm&uuml;ş, varsın yağmur yağmasın,<br />
Kalbim yağmuru g&ouml;zlerimde yaşatır. </font>
</p>
<font face="times new roman,times" size="3">
<hr />
</font>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">Şimşekler r&uuml;zgarlarla, yağmurlar bulutlarla, g&uuml;neş ayla kavgalı... </font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">G&ouml;ky&uuml;z&uuml; denizlerinde s&uuml;z&uuml;len kayıklar g&ouml;r&uuml;yorum, sessizce salınırken semaya,&nbsp;sakin&nbsp;tınılar duyuyorum...<br />
</font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">G&uuml;neş doğuyor... </font>
</p>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">İkarus'un tutkusu akla girmesin bir kere; yavaş yavaş eriyorum... </font>
</p>
<font face="times new roman,times" size="3">
<hr />
</font>
<p align="center">
<font face="times new roman,times" size="3">De facto d&uuml;şlerin, maksimum d&uuml;zensizliğe &ouml;zlemi: Aşk... </font>
</p>
<p align="center">
&nbsp;
</p>
<meta name="date" content="27.01.2008 05:33:46">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Kesilen nefesler, kaybolan bir ruh...</title>
<link>http://panhaema.com/134</link>
<comments>http://panhaema.com/134#yorumlar</comments>
<pubDate>25.12.2007 23:27:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
Olmadı b&ouml;yle diye bir ses y&uuml;kselirken... 
</p>
<p>
Terk eyleme isteği dile gelir. Mekan durur, zaman durur... Nefes verilir ama geri alınamaz. Nefes, ruhatan, ruh da bedenden kayıp gider... Bu yaşta &ouml;lmek, beklenmedik bir şeydi... Kalp isyan eder: &quot;&Ouml;lmedin, terk edildin sadece!&quot; Keşke &ouml;lseydim der ruh: &quot;&Ouml;lseydim de bir hayat bağladığım nefesi keybetmeseydim. Keşke, sussaydım da dile gelmeseydim. Keşke ben bu değilim demeseydim...&quot; Ruh kaybolur karanlıkta, nefes zaten yoktur artık. Bir ruh kaybolmuş &ccedil;ok mu? Yaşamın ızdırabı toprakta son bulmuş, garip mi? Nefes zaten yorgundu ciğerlerde kavrulmaktan, değil mi? <br />
<br />
Kalpteki yaralar kutsaldır, &ccedil;&uuml;nk&uuml; hepsi sevgiyle deşilmiştir. Hi&ccedil; kapanmaz, s&uuml;rekli oluk oluk kanar derken; kalp de isyan eder... G&ouml;zde yaş, kalpte kan, bedende ruh kalmamış; bu karanlık garip mi? Ruhun dostu nefes gitmiş, artık cennetten ona ne? 
</p>
<p>
Beden soğur, ruh uzaklaşır... 
</p>
<p>
&Ccedil;anlar beden i&ccedil;in &ccedil;almaktadır... Usulca fısıldanır: &quot;Senin de &ouml;lmeden mezara girme vaktindir...&quot; Nefes k&uuml;sm&uuml;ş, ruh k&uuml;sm&uuml;ş, kalp k&uuml;sm&uuml;ş. Beden cenneti neylesin...<br />
<br />
Ey aşk...  
</p>
<meta name="date" content="25.12.2007 23:27:46">]]>
</description>
</item>
</channel>
</rss>
