
Yazmak için motivasyon gerek. Bense uzun zaman sonra, yeniden biriktirmeye başladım motivasyonlarımı 
İlhama muhtacız hepimiz...
90'lı yılların başındayız. Gökçeada'dayım. Sıcak bir yaz gecesi, sahil boyundaki yolda yürüyorum. Tek başımayım. Saat gece yarısını geçeli çok olmuş. Etrafta çıt yok. Ara sıra dalga sesleri duyuyorum. Denizden gelen sesleri hep huzurlu bulmuşumdur... Birden sahil yolunu aydınlatan bütün lambalar sönüyor. Etraf zifir-i karanlık oluyor. Tedirginliğim yükseliyor. Sağa, sola, önüme, arkama bakıveriyorum bir çırpıda. Olası bir tehlikeyi ararken, gökyüzüne gözüm takılıyor bir an. Tam bir şölen, o kadar karmakarışık ve büyüleyici ki... Ne zaman gökyüzüne baksam, hayatım, sorunlarım, hırslarım, düşmanlarım, dostlarım ve ben; o kadar küçülüyoruz ki... Güçlü bir lodos alıyor birden beni benden. Adeta uçuyorum kendi kendime, ayaklarım yerden kesilmeden. Dalga sesleri büyüyor kulaklarımda. Nereye gideceğimi unutuyorum. Dünya ile bağlarım kopuveriyor. Gökyüzünü izlerken; dalga seslerini dinlemek ve rüzgar yüzüme vururken, kumlarda uzanmak. Hayatımda bu kadar ben olduğumu hissettiğim çok az anım var. Gün ağarırken birileri yaklaşıyor bana doğru. Ben Dünya'ya güneşle beraber geri dönerken. Ailem... Deliye dönmüşler. Henüz 10 yaşındaydım o zaman. O yaz, bir daha yalnız dışarıya çıkamadım. Neredeyse psikologa götüreceklerdi beni, o gece yüzünden 
30'a 3 kala, şimdiki zaman. Çoğu kez düşündüm bu anımı. Her seferinde daha güçlü hissettim kendimi... Siz ne kadar dolu yaşıyorsunuz, bilemem. Ben çok dolu yaşıyorum, belki o gece hakkında yazdıklarım çok saçma gelir size, kim bilir... Bense şu yaşıma kadar, hayatımın kontrolünü elimde tuttum hep, bu anının bende yarattığı maneviyatın da etkisiyle. Şöyle bir geriye bakınca, acayip doldurmuşum geçen yıllarımı, pek çok şey yapmışım. Pek çok tecrubem olmuş. Geçen 1-2 yılda bile, maddi açıdan (30'lu yaşların çan eğrisi) bir dönem çok güçlüymüşüm, bir dönem iflas etmişim...
Şimdilerde yükseliyorum yeniden. Daha sakin düşünmeyi öğrendim; sadece 2 yılda 
Hepimiz, mütemadiyen, testilerimizi elimizden düşünüyoruz, kırıyoruz; hayat yolculuğumuz devam ederken.
Önemli olan yürümeye devam etmek...
Çünkü amaç: Yolculuğu bitirmek, testi taşımak değil sevgili fani dostlarım.
Güçlü olmayı öğrenin...